Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Bir Mason Locasına Üye Olmak - 2  (Okunma sayısı 10257 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Mart 23, 2010, 08:47:24 ÖÖ
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


ASİL ÜYELİK

Her masona aynı anda birden fazla locaya üye olma olanağının tanındığı bir büyük locada, o masonun hangi locanın asil üyesi olduğu karmaşık bir sorun haline gelebilir.

Eğer asil üyeliği tanımlamaya girişmek yerine “asil üye olunan loca”nın basit bir tanımı yapılacak olursa, sanırım bu sorun ortadan kalkar.

Bir masonun asil üyesi olduğu loca, bu locanın bağlı olduğu büyük locanın uygun gördüğü üyelik ödentisini yatırmakla yükümlü olduğu locadır. Bir mason aynı anda birkaç locanın birden üyesi ise, o büyük locanın kuralları uyarınca belki hepsine birden ödenti vermek zorundadır ancak binlerden bir teki öncelik taşın ve kaçınılmazdır; işte o mason o locanın asil üyesidir.

Büyük loca, üyelerin yıllık ödentilerini doğrudan üyelerin kendilerinden almaz. Çünkü bununla başa çıkamaz. Bu, üyeler için de çok zor olur. Ödentileri, üyelerin locaları toplar ve büyük locaya aktarır. Böylece, asil üyesi olduğu locasında bireysel düzenini koruyan bir mason, büyük locanın da düzenli bir üyesi olur. (Gerçi bu bağlamda bildiğimce Türkiye’de bir sorun var. O da Dernekler yasası’ndan kaynaklanıyor. Dernekler Yasası öyle locaymış, büyük locaymış gibi şeyler tanımıyor; sadece derneği tanıyor. Dernek üyelerini de falanca ya da filanca locanın üyesiymiş diye ayırt etmiyor; hepsi derneğin üyesi. Dolayısıyla ödentilerini de derneğin yetkilisine makbuz karşılığında ödemek zorundalar. Demek ki bu bağlamda konuya Masonluk açısından bakıldığında aslında localar sadece bu işe aracılık ediyor.)

Bir mason, asil üyesi olduğu locada düzenini koruduğu, locanın toplantılarına katılmak bakımından da yükümlülüklerini yeterince yerine getirdiği sürece söz sahibidir. (Bunu söylerken bazı büyük locaların bir geleneğini bilerek göz ardı ediyorum. O gelenek de ancak bir masonun üstat derecesini aldıktan sonra söz sahibi olabileceğine ilişkindir. Bazı büyük localar ise bu geleneğin üzerine çizmiştir.)

Asil üyesi olduğu locanın toplantılarına düzenli olarak katılmayan ya da ödenti yükümlüklerini zamanında yerine getirmeyen bir mason, kendi kendisini o locayı oluşturan üyelerden biri sayma hakkını yitirir. Bu konuda, locanın çok eski bir üyesi olmanın getirdiği gibisinden hiçbir ayrıcalık yoktur. (Pratikte buna biraz etik açıdan biraz hoşgörü gösterilerek ayrıcalık tanınır aslında ama teoride ya da kağıt üzerinde yoktur.) Yalnızca gerçek olanaksızlık, hastalık, izinli olma, toplantılara katılma bakımından büyük locada önemli bir görevin ya da bireysel olarak sürekli bir engelin (mazeretin) varlığı geçerli sayılabilir. Bunlardan hiçbiri söz konusu olmaksızın ödenti ve toplantılara katılma yükümlülüğünü yerine getirmeyen bir mason, tüzükler uyarınca gereği yapılarak henüz düzensizliğe çıkarılmamış olabilir. Loca, bu konuda hoşgörülü davranmakta, halk dilinde denildiği üzere “durumu idare etmekte” olabilir ama o mason aslında bireysel düzenini yitirmiştir.

Ancak unutmayalım: bu dediklerim bir masonun sadece asil üyesi olduğu loca bakımından geçerlidir. Nitekim o masonun hangi locanın asil üyesi olduğunu bir bakıma bu statü gösterir.

Bir büyük locadaki üye kayıtlarına Masonlukta “matrikül” denmektedir. Batı dillerinden dönüştürülerek alınmış olan bu sözcüğün Türkçedeki tam karşılığı “üye kütüğü”dür ama masonlar “matrikül” sözcüğünü seviyor; ben her ne kadar Türkçeden yanaysam da bunun bir “masonik terim” olarak kullanılmasına pek söz etmem. [Aslında haddime düşmemiş belki ama benim görüşüm de böyle işte. Nitekim Masonlukta kullanılmakta olan daha birçok terim var benim pek de uygun bulmadığım. Bir ara bir başka başlık altında bu terimleri didiklemek niyetindeyim.]

Matrikül, bir masonun kimlik bilgilerini içerir. Burada söz konusu olan kimlik bilgileri, kişinin Masonluktaki öz geçmişini de kapsar. Masonluktaki özgeçmiş denilince bu, ilgili masonun almış olduğu görevler, varsa disiplin cezaları, yapmış olduğu çalışmalar gibi bilgilerdir.

Bir masonun tek bir matrikülü bulunabilir; bu da asil üyesi olduğu locada tutulur. Bir büyük locada, eğer olanak varsa tüm locaların üyelerinin matrikülleri bir araya toplanır. Fakat dağınık yerlerde yüzlerce locası olan bir büyük locada, localardaki tüm masonların kimlik bilgilerini içeren bilgilerin arşivlenmesi gereksiz bir yük olarak nitelenmekte olabilir. Gerçi günümüzdeki bilgisayar olanakları bunu çok kolaylaştırmış durumda ama öyle büyük localar böyle bir sistem kurmuş mudur, kurmamış mı bilmiyorum. Sadece, büyük locanın bulunduğu ülkenin dernekler ile ilgili yasaları uyarınca zorunlu ise, (Türkiye’de olduğu gibi) üyelerin öz kimlik bilgilerini ve adreslerini içeren bir “üye defteri”nin ya da bunun bilgisayar ortamındaki karşılığının tutulması gerekli olabilir. Bu deftere “üye sicili” de denilebilir. (Dernekler Yasası açısından bir de “merkez” ile “şube” ayırımı olgusu var ama ben o ayrıntılara girmek istemiyorum. Buna girişince, Masonluğun öz niteliklerinden uzaklaşıyoruz gibi geliyor bana.)

Bir mason, bir locaya üç ayrı şekilde asil üye olabilir:

a)   Masonluğa o locada girmekle;
b)   O locanın kurucularından biri olmakla;
c)   Bir başka locanın üyesi iken locasını değiştirmekle.

Şimdi burada ilginç bir olay ile karşılaşıyoruz… Demek ki bir mason ömür boyu Masonluğa girmiş olduğu locada kalmak zorunda değil. Hani yeni bir loca kurucuları arasında yer alanın oraya geçmesini anlıyoruz da, bu arada loca değiştirmek de söz konusu olabiliyor demek!

Evet oluyor ve Türk Masonluğunda buna “matrikül taşınması” (tebenni) deniyor. Her masonun buna hakkı var. Ancak bu konuda bazı büyük localar sınırlayıcı koşullar koymuş. Örneğin “Bir mason ancak locanın bir yıllık üyesi ise locasını değiştirebilir.” diye bir koşul görülebiliyor. Bu gibi koşullar bir yana bırakılsa bile, elbette böyle bir işlemin akla yatkın bir nedeni ya da gerekçesi olmalı.

Bir mason locasını değiştirmeyi niçin ister?... Bu konuda geçerli nedenler olduğu gibi, geçerli sayılamayacak nedenler de var. Önce geçerli nedenleri sıralayalım:

   Yeni bir locada “kurucu üye” olarak yer alması; (Bunu biliyoruz.)

   Sürekli olarak ya da uzunca bir süre için, locasının toplantılarına katılamayacak ya da katılmasını çok güçleştirecek uzak bir yerde bulunmak zorunda olması veya göç etmesi; (Bu bir nedense, elbette öteki yerde başka bir loca olmalı.)

   Locasının toplantı günü ve saatlerinin, işiyle uyumlu olmamasından ötürü toplantılara katılmakta güçlük çekmesi hatta hiç katılamaması; buna karşılık bir başka locanın toplantı günü ve saatlerinin kendisi için daha elverişli olması; (İşin ilginç yanı, birçok mason bu nedenle locasını değiştirmeyip olduğu yerde kalıyor ve sonunda düzensiz duruma düşüyor.)

   Üyesi olduğu locada yerini doldurabilecek birçok masonun bulunmasına karşılık, bir başka locada onun niteliklerine sahip masonlara gereksinme duyulmakta olması;

   Üyesi olduğu locanın kapanması ya da çalışmalarını süresiz olarak tatil etmesi yani “uykuya girmesi”. (Eh, bu kaçınılmaz bir durum zaten.)

Bir de Masonluğun Töresi bakımından geçerli sayılamayacak nedenler ya da gerekçeler var. İşin kötüsü, birçok masonun locasını bu neden ya da gerekçelerle değiştirmekte oluşu.

* Bir başka locada kendine daha yakın dostlarının (!) bulunması.

* Bir başka locanın bazı toplantılarına konuk olarak katıldığında, o locanın üyesi olan masonlardan kendi locasındakilere oranla çok daha fazla yakınlık görmüş olması.

* Locasındaki seçimlerde belli bir göreve seçilmeyi çok istemiş olmasına karşın seçilememiş olması.

* Locasının yaptığı çalışmaları beğenmemesi ve bir başka locanın çalışmalarını daha iyi ve daha güzel bulması.

* Üstad-ı muhteremin, diğer görevlilerin ya da locanın ileri gelenlerinden herhangi birinin tutum ve davranışlarını uyumsuz bulması; bunlardan herhangi birinin onu kırmış ve incitmiş olması.

* Bu locada sözünün dinlenmemesi; uyarı ve önerilerine aldırış edilmemesi; istediklerinin yapılmaması.

* Locasında sürekli olarak karşılıklı sert tartışmaların doğması; sık sık çekişmeler görülmesi, huzursuzluk oluşması ya da locasının masonik yöntem ve geleneklerle uyumlu bir çalışmayı gerçekleştirememesi.


Geçerli ya da geçersiz bir gerekçeyle olsun, bir masonun asil üye olduğu locasını değiştirmesi gerekiyorsa bence değiştirmeli. Yoksa az önce değinmiş olduğum üzere o mason locasının toplantılarına katılmayacak hatta belki ödenti yükümlülüğünü bile yerine getirmeyecek, böylece bireysel bakımdan “düzensizlik” (gayri muntazamlık) denilen olgu ortaya çıkacaktır.





Bundan sonraki bölümde, Masonluktaki “katılmış üyelik” statüsünü inceleye niyetliyim.



« Son Düzenleme: Şubat 05, 2011, 11:16:34 ÖÖ Gönderen: dogudan »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Nisan 01, 2010, 11:39:49 ÖS
Yanıtla #1
  • Ziyaretçi

Selam kardeşim bir sorum olacak,peki diyelim bir mason masonluktan çikmiş istifa etmiş,masonlar korkmuyorlar belki bu adam bir yerler de konuşur bazi şeyler alnatir masonluk hakkinda?cevap verirsiniz sevinirim.......!Saygilar


Nisan 02, 2010, 04:24:32 ÖÖ
Yanıtla #2
  • Administrator
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 9532
  • Cinsiyet: Bay
    • Masonluk, Masonlardan Öğrenilmelidir

Selam kardeşim bir sorum olacak,peki diyelim bir mason masonluktan çikmiş istifa etmiş,masonlar korkmuyorlar belki bu adam bir yerler de konuşur bazi şeyler alnatir masonluk hakkinda?cevap verirsiniz sevinirim.......!Saygilar

Sayin dmx,

Hayir. Masonlarin birbirlerine ketumiyet konusunda oldukca guveni vardir. Butun Masonlar ayni yollardan gecerek hemen hemen ayni egitimlere tabi tutulurlar. Bu nedenle genellikle kisi kedinden ne kadar eminse Kardesindende o kadar emin olmaktadir. Kardesler kendi aralarinda yada iclerinde "Bu Kardesin sirlari aciga vereceginden korkuyorum." gibi dusunce yada suphe (istisna-i durumlar haric) tasimamaktadirlar.

Saygilarimla
- Sahsima ozel mesaj atmadan once Yonetim Hiyerarsisini izleyerek ilgili yoneticiler ile gorusunuz.
- Masonluk hakkinda ozel mesaj ile bilgi, yardim ve destek sunulmamaktadir.
- Sorunuz ve mesajiniz hangi konuda ise o konudan sorumlu gorevli yada yonetici ile gorusunuz. Sahsim, butun cabalarinizdan sonra gorusmeniz gereken en son kisi olmalidir.
- Sadece hicbir yoneticinin cozemedigi yada forumda asla yazamayacaginiz cok ozel ve onemli konularda sahsima basvurmalisiniz.
- Masonluk ve Masonlar hakkinda bilgi almak ve en onemlisi kisisel yardim konularinda tarafima dogrudan ozel mesaj gonderenler cezalandirilacaktir. Bu konular hakkinda gerekli aciklama forum kurallari ve uyelik sozlesmesinde yeterince acik belirtilmsitir.


Nisan 02, 2010, 07:46:30 ÖÖ
Yanıtla #3
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Sayın MASON'in özlü yanıtına hiçbir diyecek yok. Öyledir; öyle olması gerekir.

Ancak şurası da bir gerçek ki, kumu masonlar Masonluktan ayrıldıktan sonra bu kurumun ezoterik niteliği nedeniyle kendi içinde kalması gereken birtakım konuları açığa vurmuş hatta bunları yayınlamıştır. Daha daötesi, kimileri Masonluğu kötülemiş, yıpratmaya çalışmış, alaya almıştır. (Nitekim bunlardan biri bu forumun bir başlığı altında hayli geniş yer aldı.)

Bu örnekler aslında o kişelerin "mason" olmaya yaraşmadığını, Masonluğa alınmamış olmaları gerektiğini,   onları aralarına kabul etmekle masonların yanlış bir iş yapmış olduğunu ya da masonların deyişiyle bu kurumda hamtaşlarını yontmayı becerememiş olduklarını gösterir.

Aralarından böyle olumsuz istisnalar çıkacak diye masonların bir çekingenlik içine girmeleri, zaten var olan inceleme ve soruşturma yöntemlerini daha da sıkılaştırarak aşırı ölçüde ince dokumalarını gerektirmez. Öyle olursa, yeterli sayıda mason bulunamaz hale gelir çünkü Masonluk bir tarikat gibi değildir; amaçlarına uluşma yolunda çalışmalar yapması nitelikli masonların bulunuşunun yanı sıra niceliğe de önem vermelerini, bunu gözetmelerini gerektirir.

Masonlukta ağız sıkılığına (ketumiyete) ilişkin bir söz veriş vardır. Fakat bu kişinin onuruna emanet edilir. Hiç kimse bir diğerinin vicdanını okuyamaz. Yanılabilir. Bir kişi dış görünüşünde çok dürüst, iyi ve doğru görünürken kendi içinde başka hpazarlıklar gütmekte olabilir. Bu bağlamda masonların yapabileceği bir şey yoktur. Bir ağacın meyveleri içinde ara sıra çürükler çıkabilir; ağaç yaşatılır, çürüklere katlanılır. 

Kaldı ki, özellikle günümüzde anlatılsa ne olacak sanki!... Artık Masonluğun tüm ayrıntılarını biliyoruz; tüm derecelerinin ritüellerinin inceliklerine ve bunların genel yorum ve değerlendirmelerine kadar. . Ancak Masonluğu böyle dıştan bilmek başka, onu yaşamak başka şeydir. İşte o da masonların ayrıcalığıdır. Bırakalım o kadarcık da ayrıcalıkları olsun.




ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ekim 17, 2014, 10:08:59 ÖÖ
Yanıtla #4
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 518
  • Cinsiyet: Bay

Loca değiştirmek için bahsetmiş olduğunuz nedenlerden ikincisi olan;iş nedeni veya locaya uzak bir yerden katılıyor olması durumunda, misal olarak ben cumartesi günü olan uygun bir loca toplantısına katılmak istiyorum dediğinde ve o gün içinde uygun locanın olmaması veya katılımın fazla olması nedeniyle kapasitenin dolu olması durumunda nasıl bir yol izlenmektedir?
« Son Düzenleme: Ekim 17, 2014, 10:11:02 ÖÖ Gönderen: mbulut »
Görmek, varlığın yükselişidir.


Ekim 17, 2014, 10:59:49 ÖÖ
Yanıtla #5
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Mason localarının çalıştığı her yerde haftanın her günü bir toplantı olmayabilir. Loca toplantısına katılacak olan masonlar, kendilerine uygun bir günde toplanan bir loca bulamazlarsa, kendilerini locaların toplantı gününe uyarlamak durumundadır. Bu elbette bir "zorunluluk" değildir ama masonlar Masonluğu kendilerine uyarlayamaz; kendilerini Masonluğu uyarlar. Olmazsa, başka işler daha önemliyse, masonik etkinliklerden caymak gerekir.

Katılımın fazla olması, bundan ötürü kapasitenin dolması diye bir şey ise, söz konusu değildir.
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
685 Yanıt
518480 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 02, 2019, 08:56:24 ÖÖ
Gönderen: PRİEST
2 Yanıt
22076 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 25, 2010, 07:16:20 ÖS
Gönderen: shaGrot
34 Yanıt
20106 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 24, 2014, 06:01:59 ÖS
Gönderen: Gamze
0 Yanıt
4314 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 25, 2010, 11:20:52 ÖÖ
Gönderen: ADAM
11 Yanıt
30770 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 28, 2013, 07:19:09 ÖÖ
Gönderen: ADAM
21 Yanıt
22683 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 25, 2017, 11:20:43 ÖÖ
Gönderen: gfeenatre
9 Yanıt
12025 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 17, 2011, 12:14:05 ÖS
Gönderen: Servan
6 Yanıt
14487 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 03, 2011, 12:20:23 ÖÖ
Gönderen: Alşah
4 Yanıt
2604 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 11, 2014, 10:41:03 ÖS
Gönderen: aykan
3 Yanıt
1913 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 11, 2014, 11:16:08 ÖS
Gönderen: BMY