Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Sait Halim Paşa'nın ermeni terörist tarafından katledilmesi  (Okunma sayısı 12190 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 25, 2007, 01:50:58 ös
  • Ziyaretçi

Sait Halim Paşa (1863-1921)

Sait Halim Paşa, Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın dört oğlundan biri olan Mehmet Abdülhalim Paşa'nın oğludur. 1863 yılında Kahire'de doğmuştur. Sait Halim Paşa ilk ve orta tahsilini Kahire'de özel olarak yapmış, Arapça, Farsça, İngilizce ve Fransızca öğrenmiştir. Daha sonra İsviçre'de beş yıl siyasal bilgiler öğrenimi görmüştür.

1306 (1888)'de Mîr-i Mîran rütbesi ile ve Mecîdî nişanı ile Şûra-yı Devlet (Danıştay) âzâsı olmuştur. Kendisine, 1889'da II. ve 1892'de I. rütbe Osmânî ve 1899'da murassa Mecîdî nişanı, 1900'de de Rumeli Beylerbeyi pâyesi verilmiştir.1908'de ise bulunduğu Şûrâ-yı Devlet âzâlığından kadro dışı bırakılmış, ancak aynı dönemde Belediye genel seçimlerinde Yeniköy belediye dairesi reisliğine tayin olunmuştur. Daha sonra ise “Cemiyet-i Umumiye-i Belediye” ikinci reisliği, 1908'de de Âyân Meclisi âzâlığı yapmıştır. 1912'de Şûrâ-yı Devlet reisliği de kendisine verilmiştir.

Sait Halim Paşa 1912'de reislikten çekilmiştir. Bu sırada İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin genel sekreterliğine seçilmiş, Mahmut Şevket Paşa'nın sadrazamlığı sırasında 1913'de de 2. defa Şûrâ-yı Devlet reisliğine ve üç gün sonra Hariciye Nezareti'ne (Dışişleri Bakanlığı'na) atanmıştır. Mahmut Şevket Paşa'nın şehit edilmesinden sonra 1913'de Sadaret Kaymakamlığı'na (Başbakan Yardımcılığı'na) vezirlik rütbesi ile getirilmiştir.

Sait Halim Paşa, 1913 Eylülünde, Bulgarlarla Edirne'nin Osmanlı devletinde kalması ve Meriç nehri hudut olmak üzere sulh imzalanması hizmeti sebebi ile Padişah tarafından İmtiyaz Nişanı ile onurlandırılmıştır.

Osmanlı Devleti 1914 yılında tarafsızlığının ihlal edilmesi nedeni ile I. Dünya Savaşına katıldı. Bu süreçte Almanya sefiri Baron Wangenheim ile ittifak anlaşması Yeniköy'de Sait Halim Paşa'nın yalısında imza edilmiştir.

1915'te Hariciye Nazırlığından, 1917'de Sadrazamlıktan çekilmiştir (yerine Talat Paşa geçmiştir).

1919 Martında harp ilanı sırasındaki bazı kabine azaları ve Sait Halim Paşa tutuklanmış, Paşa, diğer milletvekilleri ile beraber tahliye olunduktan sonra Roma'ya gitmiştir. 6 Aralık 1921'de bir Salı günü akşamı araba ile evinin kapısına geldiği sırada komiteci bir ermeninin silahlı saldırısına uğramış ve şehit düşmüştür.

Na'şı İstanbul'a getirilmiş ve 30 Aralık 1921 günü Yeniköy'deki yalısından alınarak büyük törenle Sultan Mahmut türbesinin haziresine (bahçesine) defnedilmiştir.


Nisan 25, 2007, 01:53:14 ös
Yanıtla #1
  • Ziyaretçi

Memleket namına çok çalışıp vatana büyük hizmetlerde bulunan bu aziz şahıs bugün yalnızca bir yalının garip bir ön adından ibaret biliniyor... Ne acı!..



Nisan 25, 2007, 05:37:36 ös
Yanıtla #2
  • Ziyaretçi

Sait Halim Paşa Mahmut Şevket Paşa"nın katlinin ardından Sadrazam olmuş ve devletin adeta can çekiştiği dört yıl (1913-1917) boyunca sadaret makamını işgal etmiştir.

Kendisinin "Panislamist" olduğu iddia edilmekte ise de Mısır hanedanı kökenli olmasından başka buna dair elde hiçbir somut bilgi yahut emare bulunmamaktadır.

Devletin içinde bulunduğu sıkıntılı devirde onur ve vakarını hiçbir zaman yitirmemiş ve herkesin takdir ve saygısını celbetmeyi başarmıştır.

I.Dünya Savaşı"na girmeyip tarafsız kalma yanlısı olmasına rağmen kalben bağlı bulunduğu İttihatçılara sırt çevirmemiş, kader birliği yaptığı genç vatanseverlere eksik oldukları siyasi tecrübe konusunda güzide bir rehber olmuştur.

Mısırlı Prens Sait Halim Paşa isyancı ermenilerin tedbiren tehciri sırasında Sadrazamlık görevini sürdürüyor ve devleti alinin hayatiyetini koruyabilmek için çalışıyordu.

Bir katil kurşun O"nu soğuk bir Roma gecesinde buldu!

Mekanı Cennet Olsun!


Nisan 26, 2007, 02:16:17 öö
Yanıtla #3

Bu kadarı gösteriyor ki Ermeni suikastçiler bu dönemde Osmanlının değerlerini tek tek katletmiştir.

Bu tecrubeleri daha sonra Asala olarak ortaya çıkan yapılanmanın öncüsü konumundadır.

Bizim halen tüm Dünya ülkelerine açıklamaya çalıştığımız tehcir olayı yanında Asala neden bu kadar az dile getiriliyor sorusunun ardından Asalanın Eylemlerini aktarmak isterim.

ASALA 70'li ve 80'li yılların en çok tanınan, en iyi organize olmuş, en verimli çalışan Ermeni terörist grubudur.

Ermeni teröründe, Türkiye’deki iç huzursuzluğun zirveye çıktığı 1979 yılından itibaren büyük bir artış gözlenmeye başlanmıştır. Ermeni teröristler, 21 ülkenin 38 kentinde, 39'u silahlı, 70'i bombalı, biri de işgal şeklinde olmak üzere toplam 110 terör olayı gerçekleştirmişlerdir. Bu saldırılarda 42 diplomatımız ile 4 yabancı hayatını kaybederken, 15 Türk ve 66 yabancı uyruklu kişi de yaralanmıştır.

ASALA'ya mal edilen saldırılar farklı kaynaklarda değişiklikler arz etmektedir. Amerikan hükümet kaynaklarına göre 1968'den günümüze ASALA, 84 olayda 299 kişiyi yaralamış 46 kişiyi öldürmüştür

Paris'te Türk Hava Yollarını bombalayan örgüt üyelerine 30 ay ceza verilmiştir. 1983 Temmuz'unda gerçekleşen Orly Havaalanı katliamında 8 kişiyi öldürüp 52 kişiyi yaralamışlardır.

ASALA, kendi milliyetçi hedeflerinin yanısıra Marksizm-Leninizm'i de desteklemiş, benzer eğilimleri olan İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA), PKK/Kongra-Gel/KADEK, ve Kızıl İtalyan Tugayları (Italian Red Brigades) gibi diğer uluslararası terörist örgütler ile işbirliği yapmıştır.

1985 ve 1997 yılları arasında ASALA tarafından kayda değer bir terör eylemi gerçekleştirilmemiştir. 1997 yılında Brüksel'deki Türk Konsolosluğu bombalanmış, bir kişi yetkilileri arayarak olayı ASALA'nın gerçekleştirdiğini iddia etmiştir. Bu iddiayı doğrular bir kanıt ele geçirilememiştir.

1991'de Ermenistan'ın kurulması ile ASALA en önemli hedefini gerçekleştirmiştir. Eski ASALA teröristleri kendilerine Ermeni hükümeti ve ordusunda yer bulmuşlardır Uluslararası bir eyleme yönelmeyen teröristlerin şu an Dağlık Karabağ bölgesinde Azeriler ile savaşıyor olmaları ihtimal dahilindedir.



Nisan 26, 2007, 02:21:51 öö
Yanıtla #4
  • Ziyaretçi

PKK'nın ilk kurulduğunda ASALA son dönemlerini yaşıyordu. Belkide PKK olarak gizliden güçlenirken ASALA'yı imha ettiler. Öyleki PKK terör örgütünün ilk kurulumun da 40 kişiden yaklaşık 35'i Ermeni imiş... ASALA PKK olarak devam ediyor ve Kürt halkının büyük çoğunluğu PKK'ya sempati ile bakıyor Pkk terör örgütünün kendi haklarını koruduğunu sanıyorlar. Tabi bunların arasında cahillikte var, kanı bozuk olanlarda var!..

Saygıyla...


Nisan 26, 2007, 02:57:55 öö
Yanıtla #5
  • Ziyaretçi

Osmanlı İmparatorluğu’nun kaderine on sene boyunca hükmeden İttihat ve Terakki Partisi’nin önde gelen liderleri, İmparatorluğun Birinci Dünya Savaşı’ndan mağlup çıkması üzerine Türkiye’den ayrılıp Almanya’ya geçtiler. İttihatçılar’ın bir kısmı daha sonra Avrupa’da kaldı, bir kısmı ise Rusya ile Afganistan’a kadar uzandılar.

Ama bu gurbet, İttihatçılar’ın lider kadrosu için kanlı şekilde noktalandı. Sadrazam Talat Paşa, 1921’in 15 Mart’ında Berlin’de, Talat Paşa’dan önceki sadrazam Said Halim Paşa aynı senenin 6 Aralık’ında Roma’da ve Bahriye Nazırı Cemal Paşa da 1922’nin 21 Temmuz’unda Tiflis’te Ermeni teröristlerin kurşunlarıyla şehid edildiler. İttihat ve Teraki’nin en güçlü adamı olan Enver Paşa’nın akıbeti de aynı oldu ve Paşa 4 Ağustos 1922 gününün sabahı, Tacikistan’da Rus askerlerinin mitralyözünün kurşunlarıyla can verdi!..


Nisan 26, 2007, 03:05:54 öö
Yanıtla #6
  • Ziyaretçi

Sait Halim Paşa’nın Eserleri ve Fikirleri

Refi Cevad Ulunay, anılarında Sait Halim Paşa Yalısı’nı ve çevresini şu sözleriyle açıklamaktadır: “Boğazın incilerinden olan bu muhteşem binayı iyi bilirim. Burası Türkiye’nin ve Türk musikisinin bir akademisi idi. İstanbul’un en büyük üstatları burada toplanır; muazzam salonda avizelerden süzülen ziyalar nur şelâleleri gibi denize dökülürdü. Yalının önü hanımiğnesi kayıklar, piyadeler, kiklerle dolar; Nedim, Üsküdarlı Fuat Beyler, Hacı Kerameler, Hafız İsmailler arkadaki koruda bülbülleri çatlatırlar; setreli ağalar büyük gümüş tepsilerle rıhtıma yanaşan yüzlerce kayığa dondurmalar, şerbetler ikram ederlerdi.”

II. Meşrutiyet sonrası fikir akımları hakkında önemli tespitleri olan Paşa, bu düşüncelerini,

1-Meşrûtiyyet, İst. 1329.

2-Mukallitliklerimiz, İst. 1326.

3-Buhrân-ı Fikrîmiz, İst. 1332.

4-Buhrân-ı İçtimâîmiz, İst. 1332.

5-Taassup, İst. 1333.

6-İnhitât-ı İslâm Hakkında Bir Tecrübe-i Kalemiyye, İst. 1334.

7-İslâmlaşmak, İst. 1337.

adlı eserleriyle kamuoyunun bilgisine sundu. XX. yüzyıl başlarında, Osmanlı Devleti’nin “hasta adam” olarak nitelendiği dönemde, Sait Halim Paşa, eserlerinde bunun sebeplerini tahlil ediyor ve çözüm yollarını araştırıyordu. Ona göre; “Kimi, bu geri kalışı bizi idare edenlerin istibdadına; kimi, âlimlerimizin bilgisizliğine ve kimi de işbaşında bulunanlarımızın iktidarsızlığına atfettiler. Fikirlerimize hâkim olan bu düzensizlik, geri kalışımızın sebeplerini belirtme ve teşhis etme kudretini beynimizden kaldırmıştır. Müslüman milletler, zamanın devamlı olarak değişen şartlarını göz önüne almayarak, bu değişmeden doğan yeni ihtiyaçların, ancak dinlerini daha yüce ve daha verimli bir şekilde tefsir etmek ve açıklamakla mümkün olacağını anlayamamaları yüzünden gerilemişlerdir."


Nisan 26, 2007, 03:13:41 öö
Yanıtla #7
  • Ziyaretçi

3 Şubat 1917’de Sadrazam Mehmet Sait Halim Paşa, V. Sultan Mehmet Reşat Han’a istifasını vermişti. Sait Halim Paşa, İttihat ve Terakki Partisi’nin bir üyesi idi..


Nisan 26, 2007, 01:50:17 ös
Yanıtla #8
  • Ziyaretçi

Türk Kurtuluş Savaşı'nın devam ettiği 1921-1922 yıllarında, Taşnak ve Hınçak adlı Ermeni Terör Örgütlerinin, 27 Mayıs 1915 tarihlli Tehcir kanunundan sorumlu tuttukları Osmanlı Devlet Adamlarını düzenledikleri suikastlerle şehit etmişlerdir: 15 Mart 1921'de eski İçişleri Bakanı Talat Paşa Berlin'de Soghomon Tehlirian, 5 Aralık 1921'de eski Dışişleri Bakanı Sait Halim Paşa Roma'da Arşavir Şriakin, 17 Nisan 1922'de İttihat ve Terakki Partisinin mensuplarından bahattin şakir ve Cemal Azmi Beyler Berlin'de Aram Yergenian, 21 Temmuz 1922'de IV. Ordu Komutanı Cemal Paşa ve Yaverleri Nusret ve Süreyya Beyler Tiflis'te, iki Nemesis Ermeni militanı tarafından şehit edilmişlerdir.


Nisan 26, 2007, 02:09:25 ös
Yanıtla #9
  • Ziyaretçi

galiba bu ermeni konusunu biraz abartiyosun. icimden bir his kotu tartisma cikacak diyor... neyseki icimizde pek bir ermeni yok simdilik. bence biraz frene bas. tepki cekeceksin gibi geliyor...


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
18 Yanıt
10462 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 01, 2007, 07:01:53 ös
Gönderen: Ittihatci
5 Yanıt
4626 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 29, 2007, 06:08:04 ös
Gönderen: Ittihatci
3 Yanıt
3050 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 27, 2007, 06:47:10 ös
Gönderen: Ittihatci
9 Yanıt
6596 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 24, 2013, 01:18:22 öö
Gönderen: kerberos
0 Yanıt
2715 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 27, 2009, 01:04:58 ös
Gönderen: asoraman
45 Yanıt
20481 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 28, 2016, 02:17:09 ös
Gönderen: Birisi
36 Yanıt
34829 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 24, 2011, 12:53:00 öö
Gönderen: Maledictum
0 Yanıt
3338 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 30, 2011, 07:11:28 ös
Gönderen: oasis
1 Yanıt
2878 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 20, 2012, 12:34:09 ös
Gönderen: ruzber
4 Yanıt
2872 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 19, 2015, 10:21:14 öö
Gönderen: Kağan