Author Archives: Pasha

  • 0

Romeo ve Juliet – 3

Category : Kişisel Bloglar

Istanbul`dan Fiji`ye…

Once Dubai`ye gidildi. Ordan, Malezya`ya, ardindan Sidney`e ve nihayet Fiji`ye varildi. Orada bir hayat kuracaklardi. O yuzden sevmeme gibi bir ihtimalleri yoktu. Huzur olsunda baska bir istekleride yoktu zaten. Okyanus kiyisinda kucuk bir ev yapacaklardi. Balik tutarak azicik bir parayla gecinip gidecekler, huzurlu bir sekilde yasayacaklardi. Herkesten, herseyden uzak.

Birkac gun Otellerde kalindi. Etraf gezildi. Daha sonra arastirmaya basladilar. Nasil kalma izni alinabilir? hangi isler yapilabilir? Bir sekilde kalmanin yollarini bulmaya calisiyorlardi. Bu arada butun sehayatin kayitli oldugu kameralerinida caldirmislardi. Yaptiklari arastirmalar sonunda Fiji`de kalamayacaklarini anladilar. Kalma izni neredeyse imkansizdi. Juliet irim, kirim etmeye baslamisti. Parada azalmaya baslamisti ki, 2. haftanin sonunda Turkiye`ye donmeye karar verdiler.

Donuste Guney Kore uzerinden geldiler. Cok ilginc bir tecrube olmustu ikisi icinde. Sirf onlarin evlenmesini istemeyen aileden kacmak icin ve huzuru bulmak icin Fiji`ye gitmislerdi. Simdi ise aynen geri donuyorlar, Ankaraya tekrar gidiyorlardi. Romeo`nun babasi Ankara`da onlari karsiladi. Babaannelerinin evine goturdu. Orada 1-2 ay kaldilar. Daha sonra baba, diger esinden olan cocugun gelecegini soyledi. O cocugu kabul etmeyen Romeo, gitmenin daha dogru olacagini dusundu. Fakat cepte para sifirdi. Para olsada zaten birlikte bir otelde kalamiyorlardi. Cunk oteller bir bayanla erkegin birlikte kalmasi icin evlilik cuzdani istiyorlardi. Babanin ofislerinden birinin deposunda kalmaya karar verdiler. Depoda 3-4 tane sandalye, masa vs. vardi. Onlari birlestirerek depoda uyumaya ve Ankaranin o soguk gunlerini orada gecirmeye basladilar. Depodaki tek isi kaynagi, tavandan gecen kanalizasyon borusuydu. Apartmanda kim tuvalete gidip sifonu cekse borudan su sesi geliyor, insanlar sicak dus aldiklarinda depo biraz daha isiniyordu. O borunun tam altinda yattilar gunlerce.

Birbirleri ile hicbir sorunlari yoktu. Cok seviyorlardi birbirlerini. Nerede olursa olsun, birlikte oldukca mutlulardi. O zor gunler gececekti. Tabiki stres yapiyorlar, sinirleri bozuluyor ve o anki durumdan dolayi keyifleri kaciyordu. Arada kavgada ediyorlardi. Fakat buyuk bir sorunlari yoktu. Herkese inat seviyorlardi birbirlerini. Amerikaya gitme firkileri ve cabalari vardi. Fakat kolay degildi. Vize islemlerine basladilar.


  • 0

Romeo ve Juliet – 2

Category : Kişisel Bloglar

“Annem ve ablam evliliginize onay vermiyor. Carsambaya kadar Istanbulu terket yoksa kan cikacak”

Romeo ve Julie`tin SerenatiHayir! dediler. HAYIR! BU EVLILIK OLMAYACAK!

Fakat abiler Romeo`ya soz vermislerdi. Onu cok sevmislerdi. Birlikte icmeye bile gitmislerdi. Romeo onlara cok defalar soylemisti onu Julietten bir Allah bir Juliet ayirirdi. Fakat anne ve avukat abla Romeodan nefret ediyorlar. Karar mekanizmasi onlar. Abiler soz vermis olmalarina ragmen bu sozu yutmak zorunda kaliyorlar ve Romeoya bir telefon geliyor. “Yarin oglen benim ofiste ol. Konusmamiz lazim.” Romeo ofise gider ve kendini en cok ailenin babasi zanneden Abi elinde yine viskisiyle oturmaktadir. Gozler kan canagi, tek el masanin altinda her an silah cikarabilecek potansiyelde beklemektedir. Romeo durumu sorar ama Abiden duydugu cumleler hos degildir.

“Annem ve ablam evliliginize onay vermiyor. Carsambaya kadar Istanbulu terket yoksa kan cikacak”

Ablanin emri nedeni ile abi Romeodan cep telefonunu ister ve Romeo verir. Telefonun icinden kartini alan abi. Romeoyu ugurlar. Avukat abla ve mafya bir aile Romeonun butun tanidiklarinin bilgilerinede bile ulasmistir artik.

Romeo nun 2 gunu vardir Istanbulu terketmek icin. Eve gider esyalarini toplar. Ankaraya, babasinin yanina gider. O gece Romeonun evine baskin yapilir. Ev talan edilir. Fakat Romeo gitmistir. Eger hakikaten verildigi suredeki gibi 2 gun bekleseydi Romeo öldürülmüştü. Ankaraya gelen Romeo evinin basildigini ogrenince Juliete telefon acti. “Kac ve ilk otobusle Ankaraya gel” dedi. Julietin cevabi ilgincti. “Zaten biletimi aldim. Sana surpriz yapacaktim 🙂 ” Juliet Istanbuldaki kaleden kacti. Ankaraya geldi. Onu alan Romeo babasinin evine goturdu. Fakat boyle bir mafya aileden kiz kacirmak demek kelle koltukta yasamak demekti. Ankarada kalamazlardi. Romeonun doguda bircok tanidigi oldugunu abiler biliyordu. Doguyu kessinlikle arayacaklardi. Romeo abileri ters koseye yatirmaya calisti ve batiya kacti. Halasinin Izmirdeki evine geldiler. Fakat hala yilin 6 ayni o yazlikta diger 6 ayini Almanyada gecirmekteydi. Evde kimse yoktu. Romeonun babasi haladan evde kalmak icin izin aldigini soylemis olsada 2 genc kapi onunde kalmislardi. Saat gece 2. Cesmede evsiz ne yapabilirlerdi? Romeo bir cilingir buldu. Telefonla arayarak bolca para verdi ve cilingire kapiyi actirtti. Hey guzel ulkem benim. Cilingir Romeo ya, birak kimlik falan ismini bile sormadi. Parasini aldi. Evin kapisini acti ve gitti.

Cesmede 3 katli cok guzel bir ev. Kışın ortasında. Denizin önünde. Harikaydi. Cok ozlemislerdi birbirlerini. Cok seviyorlardi. Evse cok soguktu. Bir turlu sicagi nasil acacaklarini bulamamislardi. O yuzden cok usuyorlardi. Yazlikta yorganda bulunmadigi icin 2 battaniyeyi ust uste koyarak gunlerce mutlu sekilde uyudular. Sonra iki aile arasinda aracilik yapan kisi Romeoya telefon etti. Abilerin ve butun ailenin, kiz kactigi icin cok utandiklarini, ele gune rezil olduklarini, kiz geri doner donmez 10 gun icinde hemen dugun, nikah ne gerekiyorsa yapilacagini soyledi. Romeo inanmadi. Soz istedi. Soz verildi. Yemin istedi. Yeminler edildi. Sonunda Romeo kararini verdi ve soyledi.

10 gun icerisinde eger dugun ve nikah olmazsa 11. gun tekrar kaciracagim. Ama bu sefer geri donus olmayacak!

Birlikte otobus garina gittiler. Cok uzuluyorlardi. Romeo belli etmiyordu. Juliet ise hafif hafif gozyasi dokmeye baslamisti. Garda, o gunlerin populer sarkisi Kayahan – Bir Ask Hikayesi calisiyordu.

Romeo Ankaraya donmek zorundaydi. Juliet ise Istanbula gidiyordu. Istemiyorlardi ayrilmak. Cok mutlulardi kışın kaldıkları yazlık evde. Cok özlemişlerdi birbirlerini. Doyamamışlardı. Gene ayrılıyorlar, gene ayırılıyorlardı. Juliet agliyordu. Kocaman bir sarildi. Kokladi. Bakti kapkara zeytin gozlere. Bakti… Bakti… Bakti… gitti.

Romeo Ankarada 10 gun bekledi. Hicbir sey olmamis, verilen sozler unutulmustu. Yeminleri ise kendinden baska hatirlayan yoktu. Romeo tekrar Julieti kacirmak zorundaydi. 11. gun oldu ve kacirdi. Aynen ikaz ettigi gibi 10 gun bekledi ve 11. gunde tekrar Julieti kacirdi. Fakat bu sefer aile fena sinirlenmisti. Heryerde kollari oldugunuda bilen Romeo cok korkuyordu. Her koseden birisi cikacak gibi dusunmeye paranoyak olmaya baslamisti. Huzurlu uyuyamiyordu. Rahat degildi. Karar verdi…

Huzur neredeyse oraya gidecegiz! Aklina o kartpostallarda gordugu Pasifik okyanusundaki adalar geldi.

FIJI! FIJIYE GIDIP BUNDAN SONRA ORADA YASAYACAGIZ!

Butun parami harcayacagim oraya gitmemiz icin. Oraya ulasinca tek yapmamiz gereken bir sahilde agaclardan bir ev yapip birkac olta malzemesi almak. Evet. Hayatimizin geri kalanini deniz kenarinda fakir ve kendi kendine yasayan insanlar olarak gecirecegiz! En azindan huzurlu olacagiz. Baskada hicbirsey istemiyorum!

Vizeler ve biletler alindi…


  • 1

Romeo ve Juliet

Category : Kişisel Bloglar

Romeo ve Juliet

Elimdekilerden fazlasini vermeye calisarak mutluluk umdum… Hataymis…

Romeo ve Askin Tarifi

 

Birkac kere gormus, ama pek dikkatini cekmemisti. Birgun bir arkadasinin dogumgununde tanisti Juliet ile. Kisa bir muhabbetten sonra Julieti ve arkadasini ozenle, cok para harcayarak duzenledigi evine davet etti. Gosterisli bir evdi. Muhabbet ettiler. Ayrildilar. Tanismislardi. Juliet o gunden sonra sklikla Romeo yu arayarak birlikte gezmek dolasmak istedi.Romeo`da Juliet`in arkadasligindan hoslanmisti. Arkadaslik guzel gidiyordu.

Birgun Romeo arkadasi ile evde otururken aralarinda konusuyorlardi.

Romeo: Simdi Juliet ariyormus ve bana ilani ask ediyormus 🙂 ne olay olurdu ama… 🙂

O anda telefon caldi… Konusan Juliet`ti. Kisa bir muhabbetten sonra konuya girdi.

Juliet: Sana birsey soyleyecem ama once sen bana birsey soyle.

Romeo: Haha. Esas sen bana birsey soyle ben sana butun gece konusayim.

Juliet: Ben sana aşığım.

Romeo onu karsisina aldi ve konustu.

“Bak, ben bu zamana kadar hicbir ciddi iliskiye girmedim. Birlikteliklerim her zaman kisa sureli oldu. Ama bu sefer ilk defa ciddi bir birliktelik deneyecegim. O nedenle ailenlede tanismak isterim.” dedi. Juliet buna karsi cikarak, zamani geldiginde zaten gorecekler taniyacaklarini soyledi.

Iliskileri bu sekilde basladi. Birbirlerini sevdiler, hemde cok. Muthis bir ask yasiyorlardi. Hemen her yerde sevisiyorlar,  sevgilerini gostermekten korkmuyorlardi. Sert kavgalarida oluyordu. Romeo bu kavgalarda bazen sinirden duvarlari yumrukluyordu. Bir defasinda aglamisti bile. Bir defasinda ise Juliet`e tokat atmisti. Birlikte yasamaya basladilar.

Bir sure sonra Juliet`in annesi ve ablasi Miami`ye geleceklerini soylediler. Romeo ve Juliet ise aile hazir Miami`ye kadar geliyorlarken onlarla gidip tanismanin ve birlikteliklerinden aileye haber vermenin dogru olacagini dusunduler. Romeo genc, delikali, asi ve isyankar bir yapiya sahip. Tipik ailesel ve kulturel geleneklere karsi. Duzene genellikle bas kaldiran eylemleri var. “Ailesi beni begenmesede ben zaten kizi aldim. Hicbirsey yapamazlar. Kabul etmek zorundalar.” mantigi ile hareket ederek Miami`ye gidip anne ve ablayi gormelerinden bir gun once Romeo sacini jiletle sifir kaziyarak pala biyik birakiyor. Diger gun ust acik Mustang arabayla gunesin altinda 17 saat surunce kabak gibi kipkirmizi olan kafa ve cemil ipekci biyiklarla ailenin karsisina cikiyor.

Bir Hotel odasinda acilan kapi nefret dolu bir el skismasi ile basliyor. Iceri girilip kisa bir muhabbet edildikten sonra tabiki tartisma basliyor ve Anne ile abla Juliete yukleniyorlar. Nasil Romeo gibi bir adami sectigini ve onlarin ailesine nasil buyuk bir utanc oldugundan bahsediyorlar. Romeo`ya donerek asla kizlarini ona vermeyeceklerini ve abilerinin Romeo`yu kesecegini soyluyorlar. Laz sivesi ile soylenen o cumleyi Romeo hic unutamiyor; “Benem ogullarim teni keteller keteller (keserler)!!!” Romeo bir sure dinledikten sonra konusmaya basliyor;

Teyze! Ben buraya senden kizini istemek icin gelmedim ki. Biz birlikteyiz ve evlenecez haberin olsun demek icin geldim.

Tabi bu cumle Anneyi iyice kuplere bindiriyor ve hirsini kizdan almaya basliyor. Romeo`nunda artik sabri tasinca kapiyi vurup Hotelden cikiyor. Juliet ailesine “O adam benim kocam olacak. Onunla gitmek zorundayim.” diyor ve ailesini birakarak Romeo`yu takip ediyor.

Juliet`in ailesi Turkiye`nin en buyuk mafya ailelerinden biri. Baba yillar once supheli bir sekilde ölmüş. Anne okuma yazmasi olmayan tipik bir karadeniz kadini. Abla avukat. 6 tane abi var ve her biri ayni bir yasadisi yolda para kazaniyorlar. Birisi yurtdisina uyusturucu ticareti yapiyor. Digeri Reina isimli gece klubunun park mafyaligini yapiyor. Digerleride benzer islerde. Abilerden en genci yillar once bir gazinodan dovulerek disari atilmis. Eve gidip ici silah dolu kasayi acarak gazinoya geri gitmis ve iceri bir şarjör bosaltmis. Hukum giyerek ceza evine gonderilmesine ragmen avukat abla 3 gun icerisinde onu iceriden yasal olarak cikarmayi basarmis. Avukat abla, aile ne yaparsa yapsin onu temizleyebilecek tecrubeye, guce ve cevreye sahip. Butun aile tek bir apartmanda kaliyorlar. Apartmana kisaca kale de denebilir. Giriste kopekli guvenlik gorevlileri ile donanmis 7 katli bir apartman. Her dairesinde ailenin bir baska elemani kaliyor. En ustte ise 4 daireyi birlestirmis anneye ozel bir daire yapmislar. Baba olmadigi icin 6 tane abinin her biri kendisini baba olarak dusunmekte.

Romeo ve Juliet Miami`deki sert tartismadan sonra arabaya binerek Alabama`ya geri donerler. Bu sure icerisinde abla hep Juliet`i arayarak aileye geri donmesini Romeo` yu birakmasini ogutler. Juliet dinlemez. Bir sure sonra abla ve anne New York`taki bir tanidiklarinin evlerine giderler ve oradan telefon ederek Romeo ve Juliet`in iliskilerini kabul ettiklerini soylerler. Yanlarina gelmelerini ve herseyin guzel olacagini iletirler. Romeo inanmaz. Soz ister. Sozler verilir ve Romeo ile Juliet`in New York`a abla ile annenin yanina gitmesi durumunda nikah, evlilik ne gerekiyorsa yapilacaginin garantisini alirlar. Bu sefer Romeo`nun saclari biraz cikmistir.Cemil Ipekci goruntusu kaybolmus, sokak cocugu yada asker tiplemesi ile 26 saat Alabamadan New York a surer.New York`ta durum suphelidir. Evlilige ve birliktelige onay veriyormus gibi gorunen abla Juliet`in onlarla kalmasini ve Romeo`nun Turkiye`ye tek basina donmesini istemektedir. Romeo bunu kabul etmez. Juliet`in nereye giderse onunla birlikte gelecegini soyler. Abla diretir ve israrci olur. Romeo`ya tek basina Turkiye`ye gitmesini Juliet ve onlarin daha sonra Turkiye`ye geleceklerini, dugun vb. konularinda daha sonra yapilacagini soyler. Romeo kabul etmis gibi yapar ve Juliet`e cep telefonunu verir. Cep telefonunu alan Juliet mesaji gorur. “Gece saat tam 3`de evin onunde ol. Seni kaciracagim.”

New York`ta kiz kacirmaya calisan Romeo gece 3 de evin onune gelir. Evin onunde ondan baska Polis, itfaye ve ambulanslarda bulunmaktadir. Durumun ne oldugunu arastirirken Juliet disari cikar ve konuyu anlatir. “Elimde bavullarla kapida yakalandim.”

Romeo gulumser. Yapilacak birsey yoktur. Abla sinir krizine girmis ambulans tarafindan goturulurken polisler Romeo ve Juliete yaslarini sorarlar. Ikisininde 18`den buyuk oldugu anlasildiktan sonra istedikleri yere birlikte gidebileceklerini iletirler ve Romeo ile Juliet polis esliginde kacarlar. Daha sonra ablanin Juliet`in passportunu caldigi anlasilir. Bu nedenle once New York`taki Turk konsolosluguna gidilir. Turkiye`ye ilk bileti alan Romeo pasaportsuz ucacak olan Juliet ile birlikte Istanbul aktarmali Ankara biletini alirlar. Romeo`nun babasi Ankara`da onlari beklemektedir. Istanbula inerler fakat abiler tarafindan Ankaraya ucacak ucagin butun bos biletleri alindigindan yeni bilet almak icin transit bolumunden cikmak zorunda kalirlar. Bu durumu daha sonra Romeo, bir abiden duyacagi su cumle ile anlayacaktir. “Sizi transitten cikartmam bana 5000$ a mal oldu”

Otomatik kapilar acilir ve transit bolumunden cikarlar. 6 abiden 4`u oradadir. Romeo hepsini gorur ama gormezden gelir ve yonlerini degistirirler. Fakat abiler Romeo`nun yanina gelerek “gel biraz konusalim” derler. Taksiye binerler. Kagit uzerinde boya firmasi olarak gosterilen fakat uyusturucu geliri ile kimyasal maddeleri aklamak icin kullanilan firmanin ofisine giderler. Ofiste abi sayisi tam 6`yi bulmustur. Odaya girerler. Sekreter gonderilir. Juliet diger odaya alinir. Panjurlar kapatilir. Kapilar kilitlenir. Bir abi Romeo`ya sarilarak eliyle belini yoklar, kontrol eder. Ceketini alir. Uzerinde bir alet olmadigi anlasildiktan sonra 3`lu kanepenin ortasinda oturan Romeo`nun etrafina abiler sandalyeler ile yarim cember yapmis sekilde dizilirler. Abilerin hepsi uyusturucuyu cekmis olduklarindan gozler kan canagi sekilde, ellerinde ickiler ile en buyuk abinin hareketini beklemektedirler.

Ayni anda Romeo oldurulecegine %75 ihtimal verdigi icin pencerelere ve kacabilecegi yerlere bakmaktadir. Abilerden birisi silahina davransa Romeo hemen pencereden atlayacaktir. En buyuk abi Romeo`nun iyice yakinina gelir kafasini Romeo`nun kafasina iyice yaklastirarak konuya girer.

“Eee Anlat bakalim. Ne var kiz kardesimle aranizda?”

Romeo oldurulecegine %75 ihtimal vermektedir. Bu kadar yuksek bir ihtimalin oldugu yerde madem olecek o zaman cesur sekilde olmelidir. Herkes arkasindan “Delikanliydi. Yurekli cocuktu. Hic boynunuz egmedi” demelidir. Romeo Abinin gozlerinin icine bakti. Kafasina iyice ona yaklastirdi ve soyledi,

“Juliet`i seviyorum. Sonuna kadar!”

Abi elindeki viski dolu vardagi sıktı, sıktı, ve daha çok sıktı. Hicbir sey soylemedi. O anda telefon caldi. Arayan, hala New York`ta olan abla ve anneydi. Butun abiler odadan cikti. Koridorda telefon gorusuyorlardi. Romeo odada tek basina kalmis onlarin gorusmelerini duyabiliyordu.

“Anne neden öldüreyim çocuğu? Delikanlı çocuk. Konuşuyoruz şimdilik birşey yok. Anne dur biraz konuşalım. Hemen öldürmeye gerek yok diyorum.”

Romeo iceriden bu konusmalari dinlerken kafasinda oldurulecegine dair yuzde ihtimali gittikce artiyordu. Gorusme bitti. Bu sefer en buyuk abi odaya tek basina girdi. Viskisini fulledi. Romeo`nun yanina oturdu. Romeo ne sorulacagini cok iyi biliyordu. Ama cevabi hazir degildi. Abi Romeo`nun yuzune yaklasarak en tehlikeli soruyu sordu.

“Kardesimle aranizda ne gecti?”

Romeo`nun isi hic kolay degil. Asagi tukurse sakal, yukari tukurse biyik. Birsey soylemek zorunda ama gururuda elden birakamaz. Mademki öleceksin be Romeo yurekliydi desinler. Cesur sekilde öl. Romeo tekrar abinin yuzune yaklasti ve son cumlesi olarak dusundugu cumleyi soyledi.

“Juliet karimdir. Benim olmustur.”

Abi kipkirmizi oldu. Kan beynine scramis sekilde sinirden elindeki bardagi oyle bir skiyorduki her kalp atisinda bardak calkalaniyordu.

Hicbir sey soylemedi. Sadece basini salladi. Belki birsey soylemek uzereydi. Telefon caldi. Bu sefer arayanlar Romeo`nun tanidigi baska mafya kollarindan kisilerdi. Onlar gelene kadar Romeo`ya hicbir sey olmamasi gerektigini ilettiler.Telefondaki kisi Romeo`nun durumunu sordu. Abi yanitladi; “Birsey yok. Sadece konusuyoruz simdilik. O bizim misafirimiz burada.” 15 dakika sonra Romeo`nun tanidiklari geldi. Durum sakinlesti ve Romeo, onlar aralarinda konusularken odadan cikti.

Abiler Romeo`yu sevmislerdi. “Hakikaten delikanli cocuk” dediler. Juliet ile arada gorusmelerine izin veriyorlar. Bazense hep birlikte disari cikiyorlardi. Anne ve abla halen New York`taydi ve yakinda geleceklerdi. Fakat Abi Romeo`ya dugunun ve nikahin olacagini soyledi. Bunun sozunu verdi. Birlikte icmeye dahi gittiler. Bir gece o kadar cok icmislerdiki Romeo abisine meyhanenin ortasinda yaklasarak sunu soyledi.

“Bak size soyluyorum. Sunu iyi anlayin. Beni Juliet`ten bir Allah, bir Juliet ayirir. Baskada hickimse ayiramaz. Haberiniz olsun”

Abiler cok sevdiler Romeo`yu. Kiz kardeslerine layik bir adam olarak gorduler ve kardeslerini vereceklerini soylediler.

Derken anne ve abla New York`tan dondu…


  • 0

Vicdani Ret (Conscientious Objector)

Category : Kişisel Bloglar

-Vicdani Ret-

Bu 1998/77 sayili Avrupa Birligi Insan Haklari Komitesi`nin bir kararidir.
İlk maddesi şunu söyler…
– Askeri hizmeti ret etmek her kişinin hakkıdır.

Turkiye ve Azerbaycan üyeler arasında bu karari tanimayan tek 2 ülkedir. Fakat Avrupa Birligi Insan Haklari Komitesi uyesi olan bu ulkelere (verilen karari tanimadiklari icin) dava acilabilir. Iste bu -Vicdani Ret- davasidir. Bu acilacak davaya gore kisi zorunlu askere gonderilmeyi ret etmektedir ve oncelikle asagidaki sorulara cevap verebilecek derecede bilgili ve bilincli olmalidir.

1- Nasil ve ne zaman askeri goreve karsi gelmeye karar verdin?
2- Askerde gorev almani engelleyen etkenler nelerdir?
3- Guc kullanmaktan yada kavgadan korkuyormusun?
4- Orduyu dagitmak istermisin?
5- “Ordu, kendimizi savunmak icin mevcuttur. Saldirmak icin degil.” cumlesi hakkinda ne dusunuyorsun?
6- Sana saldirildiginda ne yaparsin?
7- Baska insanlara saldiri yapildigini gordugunde ne hissediyorsun?
8- Siddet tam olarak nedir?
9- Guc kullanmaktansa, zarar gormeyimi tercih edersin?
10- Inancin bu konuda ne diyor?
11- Kendini pacifist olarak mi degerlendiriyorsun?
12- Siddete karsi olmak haricinde hangi temel ilkelere sahipsin?
13- Hislerin ve dusuncelerinin dogru oldugundan nasil emin olabiliyorsun?
14- Eger bu konuya bu kadar inaniyorsan neden hapise giderek askerlikten kurtulmayi tercih etmedin?
15- Neden saglik sorunlarini mazeret gostererek askere gitmeyi ret etmedin?
16- Baris icin baska neler yapiyorsun? Yoksa bu davranisin baris icin sunmus oldugun tek hareket mi?
17- Askeri bir saldiri durumunda senin cocuklarini koruyacak olan kim?
18- Aile icerisinde ahlaki ilkelerinizi yasiyormusunuz?
19- Hangi kitaplari okuyorsunuz?
20- Kendinizden beklediginiz (istediginiz) nedir?
21- Siz bir lidermisiniz? Bir destekcimisiniz? yoksa tek basiniza mi hareket ediyorsunuz?

I Want You

Turkiyeye Avrupa Birligi Insan Haklari Mahkemesinde bu konu hakkinda dava acilabilir. Daha once acilmisti ve kazanilmisti. Bu konu ile ilgili eski boxor Muhammed Ali`nin meshur bir lafi vardir. Amerika Vietnam ile savasta oldugu sira Muhammed Ali su aciklamayi yapmistir.

Benim Vietnam askeri ile hicbir alip veremedigim yok! Onlar bana hic “Nigger” demediler ki!


  • 19

“Askere Gitmek Istemiyorum” Diyenler Icin Askere Gitmemenin Yolları

Category : Kişisel Bloglar

Simdi gelelim onceki yazimda acikladigim, Avrupa Insan Haklari Konseyi tarafindan belirlenmis bu insan hakki (kisisel özgürlük) Turkiye`de nasil işliyor?

Biz Turkuz, Elbette bir seylerde farkimiz olacak degil mi? eski asker

Iste bu konudada Turk standartini butun dunyaya, utanmamiz gerekirken gogsumuzu kabartarak gosteriyoruz.

Turkiyede Askere gitmek istemiyorum diyen kisi ne yapabilir?

Askere gitmemenin yollari:

1- Çürüğe ayrilabilirsiniz.

Curuge ayrilmanin bircok saglik yonu var ki gunumuzde bu artik hic kolay degil. Eskiden asker bir doktor bulup eline yaklasik 5000-10000$ civari bir para verdiginizde
hallediyordu. Simdi hem onlarin uzerindeki denetimler hemde onlarin sizin uzerinizdeki denetimleri ve muayeneleri artti. Curuge ayrilacak kisinin mazereti gercek olmali. Eger gercekse bile iyilestirilemeyecek birsey olmali yoksa iyilestirip gene askere aliyorlar. Ornegin fitik sorununuz mu var? aliyorlar amelyata, duzeltiyorlar sorunun neyse sonra asker ocagina yolluyorlar “onarildi” diye. Fakat bazi durumlarda tabi iyilestirme sansi yok. Ornek olarak tetik parmaginiz (isaret parmagi) yoksa dogrudan curuge ayrilabilirsiniz. Ama askere gitmemek icin parmagini kesmek istemeyenler birde ayak tabanlarina bakabilir. Eger duz taban denen hastalik mevcutsa gene kolaylikla curuge ayrilabilirsiniz. Bunun gibi birkac hastalik var. Ama curuge ayrilma yolu hemen hicbirimiz icin kolay degil. Basarsanizda gecmisinizde curuk oldugu icin askere gitmemis insan damgasi kalacak. Buda hakkinizda yapilacak her arastirmada gorunecek. Yinede curuge ayrilmak isteyebilirim diye dusunuyorsaniz curuge ayrilmanin yollarina bakmanizi oneririm.

2- Ben homoseksuellim (geyim) diyebilirsiniz. Gay Askerler

Bu yolu hic tavsiye etmiyorum. Cunku homoseksuellik Turk kanunlarinda bir hastalik olarak geciyor. Siz hasta oldugunuzu idda ediyorsaniz onlarda ispat istiyorlar ve sizi doktora gonderiyorlar. Askeri doktor anüsten girerek durumu incelemeye tabi tutuyor ve homoseksuelliginiz kagit uzerinde onaylanirsa askerlik yapmaktan kurtuluyor, hayatinizin geri kalanini “Ibneligi tescillenmis, hasta bir kisi” olarak geciyorsunuz. Hakkinizda yapilan her arastirmada da muhtemelen en ustte cikiyor.

3- Paşa paşa parasini (10,000 TL – 5,112 Euro) bastirir bir ay askerlik yaparsiniz.

Bircogumuz (ozellikle antimilitaristler icin) bu resmen sacmalik. Cunku mantiken hem (kendi isteginiz disinda) devletin zoru ile askere gonderiliyorsunuz, hemde gitmek istemiyorsaniz para odemek zorundasiniz. Hatta para odeseniz bile askerlikten kurtulmuyor gene 1ay boyunca asker oluyorsunuz. O parayi egitiminize, ailenize, cocuklariniza anne ve babaniza harcamak varken, askerlige vererek 3-5 el bombasi daha alinmasini sagliyorsunuz. Her ne kadar biz bunu yanlis bir uygulama olarak degerlendirsekte bunu isteyenler olabilir. O nedenle söyleyeyim. Eskiden belirli yıllarda doğanlar bu haktan yararlanabiliyorlardı. Fakat şimdi bu seçenekte kaldırıldı. Sadece yurtdışında 3 yıl ve üzeri çalıştığını ispatlayan kişiler 10000 TL vererek 1 aylık askerlik yapabiliyorlar.

4- Amelyat olarak erkekliğinizi aldırabilirsiniz.

Yani kısaca askere gitmiyorsan intihar et demek istiyorlar. Askere gitmek istemeyen kişinin normal insan olması imkansız onlara göre. O yüzden eger gidip amelyatla aletini kestirirsen Bülent abilamız misalı sende askere gitmeyebilirsin.

5- ve bu bence en önemli madde. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde Türkiye ye dava açmak!

Türkiye bir Avrupa İnsan Hakları Komitesi Üyesi ve Avrupa İnsan hakları komitesinin 1998/77 sayili kararina göre kişiler Vicdani olarak askere gitmeyi reddedebilirler. Buna “Vicdani Retçilik” (Conscientious Objector) denmektedir ve Türkiye her ne kadar bu kararı tanımayan tek üye ülke olsada kararı uygulamak zorundadır. Uygulamıyorsa mahkemenin vereceği cezaya katlanmalıdır. Türkiyeye bu konuda askere gitmek istemeyen her türk vatandaşı dava açabilir. Dava kazanılsada kazanılmasada bu süreçte büyük bir adım olarak herkese örnek olacaktır.


  • 2

Anti-Militarizm ve Anti-Militarist Kişi

Category : Kişisel Bloglar

Barış Şiddetle Başarılmaz!

Antimilitaristlik tamamen barışcil bir hareket degildir. Devletlerin savasina karsi olan harekettir. Antimilitarist bir kisi herkes birbirini sevsin, heryerde her zaman barış olsun cabasinda degil ozgurluk ve insan haklari cabasinda olan bir kisidir. Antimilitarist tetigi cekip cekmeme kararini, kisinin kendisinin vermesi gerektigini savunur. Bir antimilitariste gore devlet zoru ile insan oldurulmesi dogru degildir.
Antimilitarist kisi tetigi cekip cekmeyecegine, silahi kime dogrultup dogrultmayacagina, hatta silahi eline alip almayacagina kendi karar vermek isteyen kisidir. Cunku bu bir insan hakkidir. Avrupa Birligi Insan Haklari Komitesi 1998/77 sayili kararina bakilabilir.

Pasifist (bazilarinin degimiyle hippiler) ile antimilitarist kisi arasindaki en buyuk fark budur. Hippiler herkesin birbirini sevdigi, hicbir savasin olmamasi gerektigi ve savasma sevis mantiginda olan kisilerdir. Antimilitaristler ise guvenlik guclerinin gerekli oldugunu savunurlar. Fakat herhangi bir guvenlik gucunde gorev almak kisinin ozgur bir hakki olmalidir. Askerlik bir zorunluluk degil, bir meslek olmalidir. Asker olmak isteyen olabilir. Buna nasil saygi duyuluyorsa, asker olmak istemeyen kisinin kararinada saygi duyulmalidir. Neden dahi sorulmamasi gerekir ki herhangi bir neden sunulsa bile saygi ile karsilanmalidir. Her insan ayni degildir. Her insanin sahip oldugu haklar aynidir. Esit olan (olmasi gereken) haklardir. Eger haklar esitse, bir insanin sadece irkindan, renginden, cinsiyetinden dolayi ayiramaz, onu dislayamazsiniz. Ayni sekilde irkinizdan, cinsiyetinizden, renginizden hatta yasinizdan dolayi kendinizi bir insandan ustunde goremezsiniz.

O nedenle,
su meshur soz: “Ne mutlu turkum diyene” degil, “Ne mutlu INSANIM diyene” seklinde hayata gecirilmelidir. Ulusalcilik ve Militaristik dusunce yapisi belirli uluslari diger uluslardan ustun gorur ve bu yanlıştır. Milli kimlikler, kisisel haklarin (insan haklarinin) ustunde olmamalidir. Bu, her insanin esit oldugunu ve insan sevgisini ogutleyen Islama gorede yanlistir. Sana bir tokat atana obur yanagini don diyen Hiristiyanliga gorede yanlistir. Yasamda ve devlet duzeninde her insanin esit haklara sahip oldugu ilkesi baz alinmalidir.

Bir kisinin beyaz olmasi, zenci olanlari dislamasi icin bir neden sayilamaz. Ten rengi bir ustunluk yada alcaklik sembolu degildir.

Bir kisinin sadece yasinin ileri olmasi ona saygi duymak icin bir neden degildir. Saygi her insana duyulmalidir. Yasli kisi genc insana genc insanda yasli kisiye saygi duymalidir. Yas, her insana istesede istemesede zamanla gelen bir ozelliktir. Erdemlige, tecrubeye, emege, makama saygi duyulabilir. Fakat bir kisiye sadece yasli oldugu icin saygi duyulmamalidir. Ayni sekilde yasi kucuk olan kisiye sadece yasi kucuk oldugu icin cocuk muamelesi yapilamaz. Genc kisinin de yasli kisinin kadar sozu dinlenmeli ve genc kiside yasli kisi kadar ciddiye alinmalidir. Yasli kisi ile ayni haklara sahip olmalidir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus cocuk ile gencin farkidir. Kanunlar, yapilan arastirmalari baz alarak eger bir kisinin olgunluk yasini 18 olarak belirlemisse, yukarida anlatilan fikirler 18 yas uzeri kisiler icin gecerlidir. Bu yas siniri elbette bilimsel tartismaya aciktir.

Bir kisinin erkek olmasi kadinlari asagi gormesi icin bir neden degildir. Erkek kisi fiziki gucunun fazlaligindan dolayi kadinlari zorlama, dislama, zulum etme hakkina sahip olamaz. Kadinlar, fiziki olarak musait olmadiklari yerde dahi erkekler ile ayni haklara sahip olmalidirlar. Sosyal toplum icerisindeki rolleri, gorevleri ve beklentileri farkli olsada insan sifatini tasiyan her kisi ayni haklara sahip olmalidir

Kaba kuvvet yada (herhangi bir) silah kullanmak, orman daglarda, hayvanlar arasinda gecerli bir duzendir. Insanin farki olmalidir. Bir kisinin elinde silah olmasi onu sizden ustun kilmamalidir. Kaba kuvvet yada silah kullanmak bir basari olarak sayilamaz. Bu taktir
edilmemelidir. Isaret parmagi olan her insan tetik cekebilir. Onemli olan “tetigin kimin tarafindan, kime dogru cekilecegine kimin karar verdigidir.”

Zorla Baris

Antimilitarist dusunce burada baslar. Antimilitarist kisiler her turlu kavgaya, dovuse, savasa karsit kisiler degildir. Antimilitarist kisiler her zaman her yerde sadece ve sadece barışi savunan ve asla catisma olmamasi icin cabalayan kisilerde degildir. Antimilitaristler, devletlerin savaslarina ve bu savaslarda zorla insanlari kullanmalarina karsi olan kisilerdir.

Eger secenegim olmadigi icin zorunlu vatandasi oldugum ulkenin devleti, bir baska ulkenin devletini sevmiyorsa, bana “Sehit olacaksin!
Kesin cennete gideceksin merak etme” diyerek elime bir silah verip insan oldurmeye zorunlu kilamaz. Silah kullanip kullanmayacagima, (sozlu, yazili yada fiziksel) nasil bir silah kullanacagima ve o silahi kime dogrultacagima ben karar vermeliyim.

Benim inanclarimda sehitlik kavrami olmayabilecegi gibi, ben vatandasi oldugum ulkeyi sevmiyor olabilirim. Ulke yada vatan kavramina karsi bir fikir tasiyor olabilecegim gibi silah kullanmak istemiyorsa olabilirim. Inancim geregi insan oldurmek istemeyecegim gibi kavga ve catismadan korkuyorda olabilirim. Ne nedenle olursa olsun askere gitmeyi reddetmek bir insani haktir.
Avrupa Birligi Insan Haklari Komitesi 1998/77 sayili kararina bakilabilir.

Sonuc olarak:
Turkiye bir Avrupa konseyi uyesi. Fakat Avrupa konseyi uyeleri
icerisinde halen bu karari tanimamakta israr eden sadece 2 tane ulke
var.
1- Turkiye
2- Azerbaycan

Ilginc dimi?


Haberdar ol

Yeni yazilardan haberdar olmak icin email adresinizi girin

YAZI ARŞİVİ

Son Yorumlar