Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Masonluğu yaşamak ne demektir?  (Okunma sayısı 16210 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ocak 19, 2012, 07:52:25 öö
Yanıtla #20
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay



Sayın Karahan iyi, güzel, hoş yazmış; yazdıklarına bir diyecek yok ama bence bu sorunun genel olarak yanıtı öyle değil.

Bana göre bunun yanıtı çok daha basit, çok daha kolay.

Belki de Sayın Karahan'ın dediği gibi, ben öyle bir yanıt beklediğim için benim açımdan öyle.

Başlığı kategorilere bölmüştük, biliyorsunuz. İlk kategori şöyleydi: Locanın mabette yaptığı çalışma esnasında, Masonluğu yaşayan bir masonun, yaşamayarak sadece oradan bulunan bir diğerinden farkı. Dolayısıyla mason locasının toplantısı sırasında Masonluğu yaşamanın nasıl olduğu.

Şimdi bunun içerisinde Sayın karahan'ın dediği var elbette. Şöyle özetleyelim:

1- Bilmediği bir şeyi öğrenmek, bilrdiği şeylerin yinelenmesi ve farklı bakış açılarıyla bildiklerini pekiştirmek, düşünmek ve bu bilgilerle kendi zihninin üretimini karşılaştırarak sentezler oluşturmak.

Fakat işte o kadarla kalmıyor.

2- Locada yapılacak çeşitli görevler olduğundan, gönüllü olarak görev almayı ve aldığında üstlendiği o görevi elinden geldiğince en iyi şekilde yerine getirmeye çalışmak.

3- Locada sadece almakla yetinmemek... Bilgilerinden, deneyimlerinden, görüşlerinden, eğilimlerinden, duygularından aktarımlarda bulunmak ve mason kardeşlerine bu yönden paylaşımlarıyla katkıda bulunmak... Suskun kalmayıp, yerinde ve zamanında, yöntemine uygun olarak söz alarak konuşmak

Şmdi kimileri diyebilir ki, "Masonluğun gelenekleri uyarınca bunları yapabilmek için önce üstat derecesinde olmak gerekir."

Bunu yanıtı şöyle: Evet, bazı mason kuruluşlarında çırak ve kalfa masonlara bu olanak verilmez. Ancak biz burada sadece çıraklık ve kalfalık dönemlerinden söz etmiyoruz ki... O dönemler gelip geçicidir. Ayrıca bir çırak ve kalfa masonun bile görev olarak üstlenip yapabileceği, locanın mabetteki toplantısı sırasında kendi istemiyle söyleyebileceği şeyler vardır.

Kaldı ki günümüzde birçok mason örgütünde o eski gelenek artık köhneleşmiştir. Günümüzde bir masonun Masonluğa girer girmez bunları yapması beklenmekte, bunun için teşvik edilmektedir. 

Loca toplantısında bunları yapmayan bir masonun o toplantıya niçin katıldığı sorulabilir. Sadece görmek ve almak ise, bu belki başka birtakım ezoterik kurumların yöntemlerine uygun düşebilir arma Masonluğun değil.

Bence böyle... Benimle aynı görüşü paylaşmayanlar bulunabilir elbette.  Söz onların ve bu konuyu daha da açmak için soru sormak isteyenlerindir.

 
« Son Düzenleme: Ocak 19, 2012, 08:30:12 öö Gönderen: ADAM »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ocak 19, 2012, 02:37:23 ös
Yanıtla #21
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 501
  • Cinsiyet: Bay


 Ben Sayın ADAM'ın iletisi üzerine şunu merak ederim:

 Biz burada tabiii ki sadece çıraklık ve kalfalık derecelerini  konuşmuyor, başlığımız olan konuyu bütün Masonluğu kapsar şekilde ele alıyoruz.

 Fakat her mesleğin de ( Masonluğun bir meslek olduğu tanımından yola çıkarak) bir görme, izleme süreci olmalıdır. Bu süreç kaçınılmaz olarak beraberinde susmayı gerektirir. Bunun yanında Masonluğa girmiş birisinin "suskunluğu" da bir sıtrateji ve Masonluğu yaşamak adına bir yol olarak görmesi yadırganamaz.

 Düşünsenize; hiç bilmediğiniz ve dışarıdayken ne kadar araştırmış olursanız olun, tam olarak kavrayamayacağınız, sembollerle örülü bir dünyaya giriyorsunuz. Dahası gördüğünüz her şey, her sembol siz Masonlukta ilerledikçe anlam olarak şekil değiştiriyor, kapsamı genişliyor da olabilir. Yani bu durum dereceleriniz ilerledikçe de değişmeyecek.
 
Bu açıdan bakıldığında bir masonun Masonluğu yaşamak adına, loca içerisinde ( henüz o maddedeyiz değil mi?) yapması gereken birincil şeyin, iyi izlemek, iyi dinlemek ve kendi içerisinde bunları özümsemek adına çalışması gerektiğini düşünmek, sanırım yersiz olmaz.
enelsır


Ocak 19, 2012, 09:07:05 ös
Yanıtla #22
  • Seyirci
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 4170
  • Cinsiyet: Bay

Sn.Enelsır

Masonluğa neden bir meslek olarak bakmalıyız.Bunu masonlarmı öngörüyor yani kendilerini bir meslek erbabı olarkmı görüyorlar acaba bu yorumu daha öncede okudum ama sormayı unuttum yada akıl edemedim.Eğer hakikaten adına meslek deniyorsa belkide bunu mecaz anlamda anlamlandırmışlardır insanın kendini inşa etme işi bir meslekmiş gibi görülebilirmi aslında merak edilmeyecek gibi durmuyor.İnsan kendini inşa ediyor ise bu işin erbabı olur inşayı bitirince o yüzden bir meslek kolu görünüyor herhalde.

saygılar
ÖZGÜRLÜK BİLE SAHİP OLMAK İÇİN SINIRLANDIRILMALIDIR.

EDMUND BURKE

Hayat Bizi Resmen Dört İşlemle Sınar. Gerçeklerle Çarpar, Ayrılıklarla Böler, İnsanlıktan Çıkarır ve Sonunda Topla Kendini Der.  leo


Ocak 19, 2012, 09:14:03 ös
Yanıtla #23
  • Ziyaretçi

masonların loca yaşantısı kanımca dahafarklı öncelikle daha önceden belirtildiği gibi masonların locada hal hareket ve tutumlarını bilmek gerekir. hic kimse bir çıraktan fikşr beyanetmesini beklememelidir. Adı üstünde çırak. Bir kişi tekrisolurolmaz mason olmaz. Çırak muhtemelen ilk gün hangi emirden söz isteyeceğini hatta mabedin neresinde oturması gerektiğini dahi bilemeyecektir. Düşünün çıraksınız ve ikinci oturumunuz daha. Söz isteyeceksiniz çünkü masonik sohbetin konusu hakkında bilgi sahibisiniz. Ne yapacaksınız. Öğretmenim diyerek el kaldırsan olur mu? Diyelim söz verdiler hazır olda mı duracaksın. Elinle birini işaret edebilir misin? Masonik ahlak gereyi kafa selamı versen olur mu? Bir çırak bunları bilemez. Kalfanın tutup oturum tutanağı tutmasını bklemek belki mümkün hazine de olabilir. Çırak bunu yapabilir mi? En iyisi önce oturup gözlemlesin. Sonrasında taklit de edebilir.


Ocak 19, 2012, 10:31:18 ös
Yanıtla #24
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 501
  • Cinsiyet: Bay

Masonluğun bir meslek olarak tanımlanması ve öyle görülmesi masonlarca  kullanılan bir olgudur.

Bunun Masonlukta, her şey de olduğu gibi simgesel bir anlatım olduğunu düşünürüm. Bu simgesel anlatımla anlatılmak istenenin ne olduğu konusunda Sayın Karahan'la düşüncelerim uyuşuyor.

Evet spekülatif dönemle birlikte inşaatçılık mesleği bitmemiş fakat boyut değiştirmiş olmalı. Operatif dönemde inşaa edilen şey mimari bir yapıyken, spekülatif dönemde bu inşaa süreci, bizzat kişinin kendisini hedefleyen bir hal almış olmalı.

 Bu konuda çok şey söylenebilir, yazılabilir. Fakat konu başlığından sapmamak için burada durup, asıl konumuza dönmek gerektir.

enelsır


Ocak 21, 2012, 08:44:32 öö
Yanıtla #25
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay



Sayın enelsır’ın bir önceki katkısında dediği doğrudur.

Bir çırak mason locada önce dinlemeyi, izlemeyi, söze çok karışmayıp susmayı yeğlemelidir. Ancak bu, hiç konuşmaması anlamına gelmez.

Zaten çoğu mason kuruluşlarında bir çırak mason zorunlu olarak susmaya katlanmak durumundadır. Çünkü onlarda çıraklara hiçbir konuda hiçbir şekilde söz hakkı tanınmaz. Herhangi bir laf etmesi, bu tutum nedeniyle pek yadırganır.

Ayrıca çoğu mason kuruluşlarında ritüelik çalışma dışında bir iş yapılmadığından, (Türkiye’de öylesi yok) bir şey söylemek için ancak bir oturumun sonundaki “yararlar” (menfaatler) bölümü değerlendirilebilir. Çalışmanın o bölümünde de konuşulacak şeyler sınırlıdır.

Fakat locada masonların kardeşçe bilgi alış verişinde bulunabildikleri bir uygulamada ise, hiç konuşmamak, sonradan konuşamamak gibi bir olumsuz etki de getirebilir. Nitekim bizim toplumumuzda insanların doğru dürüst konuşmayı becerememeleri bundan ileri gelmektedir; çocukluklarında, evlerinde ve okullarında kendilerine konuşma hakkı tanınmaz. Bu nedenle de bazı mason kuruluşlarında en yeni çırak bile konuşmaya teşvik edilir. Çünkü çok eğitim görmüş kişilerden birçoğu, o önceki etkilenme ve engellenme nedeniyle toplum içinde konuşma becerisini edinememiştir. Oysa bir masonun böyle bir beceriyi edinmesi de Masonluğu yaşamasının şu belirlediğimiz kategorilerden sonuncunu uyarınca gereklidir.

Biz şimdi Sayın enelsır’ın dediği o çırak masona dönersek, onun için en iyisi ölçülü olmayı bilmektir. (Zaten bunu bilemezse, kendisine öğretirler!)


Anlaşılan bu kategorideki katkılar bu kadar. Daha fazla tartışırken şimdiye dek söylenmiş olanları yineleriz. Peki o zaman, ikinci kategoriye geçelim. Onu hatırlayalım:

Mason lokalinde (mabedin içinde yer aldığı binada) kardeşler ile bir arada bulunulduğunda Masonluğu yaşamanın öğeleri olarak neler yapılır?


ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ocak 21, 2012, 03:23:16 ös
Yanıtla #26
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 501
  • Cinsiyet: Bay

Şimdi ikinci kategorideyiz... Yani hala mabedi de içinde barındıran binanın içindeyiz.

Bununla ilgili düşünüyorum. O binada mabed içerisinde yapılan çalışmalar dışında başka şeyler yapmaya yarayışlı başka hangi mekanlar var? Bir bakalım... Benim yaptığım araştırmalardan aklıma geliverenler şunlar: Bir lokal var, bir kütüphane var, bir yemek salonu var, bazılarında acil durumlar için bir revir bulunduğunu bile bazı yerlerde okumuştum.

 Bir Masonun Masonluğu en iyi ve derinden yaşayabileceği ve Masonluğun en önemli temel ilkelerinden biri olan "Kardeşliği" en iyi duyumsayabileceği yerler şüphesiz mabed dışında fakat yine sadece Kardeşleriyle bir arada olacağı , onlarla çekinmeden konuşup fikir alışverişinde bulunabileceği sosyal ortamlar olmalıdır.

 Belki de Masonluk bunun  önemini çok iyi kavradığı için uygulamalarının içine bir de " Kardeş Sofrası" gibi bir uygulama katmış. Bu uygulamanın sebebi belki de bu olabilir? Bilemem.

 Yani neresinden bakarsak bakalım Masonluğa yeni girmiş kimselerin daha yetkin olan masonların tecrübelerinden faydalanabileceği, onlarla görüşlerini paylaşabileceği, aklına takılan ve öğrenmek istediği şeyleri sorabileceği, daha deneyimli masonlarında bu tecrübelerini kendinden sonrakilere aktarabileceği ortamlar olması bakımından mabed dışındaki sosyal ortamlar çok önemli ve yararlı olsa gerektir.

 Ötesinde bu sosyal ortam kardeşliğin daha da pekişmesi ve bir tekdüzelikten kurtulup bir ruh kazanması açısından da çok önemli olsa gerektir.

 Bunlara ek olarak bir de kütüphane var tabii ki. Belki de dış dünyada bulunması çok zor ya da imkansız bir çok yayının bulunduğu bir kütüphane... Bu da kuşkusuz bir masonun Masonluğu yaşaması ve bir mason olarak bu dünyanın ayrıcalıklarından faydalanabilmesi için çok önemlidir.
enelsır


Ocak 21, 2012, 04:50:30 ös
Yanıtla #27
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Sayın enelsır, bu aşamada bana söyleyecek pek bir şey bırakmamış.

Zaten bu başlığın ilk aşamalarından bu yana hep "kardeşlik" üzerinde özenle duruyor. Nitekim burada da eşitlik içinde bir kardeşlik var ki, biraz duygusal nitelik taşıyan bu konuyu anlatabilmek için edebiyat adamı olmak gerek. Ellerin ellere, gözlerin gözlere hatta göğüslerin göğüslere teması olmadıkça, Masonluktaki kardeşlik duygusunun bütününü anlayabilmek zordur; anlatabilmek çok daha zor. İşte bu, Sayın enelsır'ın pek güzel işaret etmiş olduğu üzere, masn lokalinde mabet dışındaki ilişkilerde oluşur. Gerek toplantı öncesi buluşup söyleşilerde bulunmak gerekse toplantı sonrası kardeş sofrası ile o günün paylaşımını pekiştirmek.

Dolayısıyla Masonluğu yaşayan masonlar, localarının toplantı saatingden önce lokalde bulunarak kardeşleri ile söyleşilerde bulunuyor ve sonra da kardeş sofrasını elbette kaçırmıyor.

Bu bağlamda benim dediklerim eksik kalmış olabilir. Katkılarla bütünlenmesini bekleyelim.


     
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ocak 23, 2012, 08:56:24 öö
Yanıtla #28
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay




Bu başlık altındaki bilgi aktarımı, açıklama, görüş ve değerlendirmelerimizin bundan önceki aşamasında, masonların, Masonluğu kardeşleriyle birlikte, mabet dışında ama mason lokalinde yaşayışlarını, özellikle Sayın enelsır’ın güzel açıklamalarıyla gördük.

Bu bağlamdaki bir sonraki aşama, önceden belirlemiş olduğumuz kategorilere göre, bir masonun kardeşleriyle birlikte mason lokalinin dışında bir arada bulunuşudur.

Mason örgütleri arasında, locaların ve obediyansların etkinliklerini, mabetlerin bulunduğu lokallerde yürütmekle sınırlandırmış olanlar vardır ama bunlar pek enderdir.

Dünya çapındaki genel benimseyiş ve uygulama uyarınca; mason locaları ve örgütlerinin etkinlikleri, böylesine dar kalıplar içine sokulamaz. (Bazı ülkelerde bu bağlamda görülen yasal ya da rejim gereği zorunluluklar istisna olarak tutulmalıdır.)

Masonluk ezoterik bir kurumdur ve Ezoterizmin çağımızın gerekleri uyarınca çalışır, doğru ama masonların egzoterik ortamda yürüttükleri etkinlikler de vardır.

Masonlar, bu etkinliklerinin çoğunu yalnız başlarına değil, mason kardeşleriyle bir arada, kardeşçe paylaşarak yürütür. ABD başta olmak üzere bazı ülkelerde masonların egzoterik ortamdaki etkinliklerinin, localarındaki ezoterik çalışmalara oranla çok da geniş kapsamlı olduğu ve çok daha fazla önemsendiği bile görülebilir.

Hani bu yazımın önceki aşamalarından birinde sadece loca toplantılarına gelip gitmekle yetinen, düzenli ama Masonluğu yaşamayan bir masondan söz etmiştim. Şimdi buna, biraz iddialı olmakla birlikte, şöyle bir deyiş ekleyebilirim: Mason lokalinin dışında da kardeşleri ile birlikte çeşitli sosyal etkinlik ve bulunulması gereken yerlerde bir arada bulunmayan bir mason, Masonluğu eksik yaşamaktadır.

Bunlardan sosyal etkinlikle belki daha kolay anlaşılabilir. Ancak, “bulunulması gerekli yerler” deyince, acaba bununla demek istediğim redir? (Birbirlerini yakından tanıyan ve Masonluğu yaşamakta olan kimi masonların, mabetlerin yer aldığı lokal dışında bir grup halinde bulunduğu yerler.) Bu konuda görüşünü belirtecek olan bir katılımcımız olacak mı acaba?


ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Ocak 23, 2012, 11:30:20 öö
Yanıtla #29

Yani kısacası şunu diye bilirmiyiz, teoriği localarda pratiği yaşamında!...
Teorigi locadan alıpta yaşamında uygulayamayan bir masonun erdemliliği bir noktada;vasat bir hal alması sözkonusu olabilir.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
10 Yanıt
4316 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 23, 2017, 02:27:23 ös
Gönderen: karahan
3 Yanıt
2512 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 15, 2008, 12:36:47 ös
Gönderen: amurdad
0 Yanıt
1905 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 17, 2007, 02:15:33 ös
Gönderen: nietzsche
4 Yanıt
9538 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 20, 2015, 07:57:51 ös
Gönderen: ADAM
5 Yanıt
4248 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 23, 2010, 10:51:43 öö
Gönderen: ADAM
Bir Hayal İle Yaşamak

Başlatan kudüs prensi Gece Cenapları

0 Yanıt
1903 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 27, 2010, 11:16:11 ös
Gönderen: kudüs prensi
0 Yanıt
2596 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 20, 2013, 09:05:37 ös
Gönderen: karahan
1 Yanıt
1147 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 26, 2014, 06:54:09 ös
Gönderen: Kadim
0 Yanıt
1208 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 20, 2015, 08:47:57 öö
Gönderen: Risus
1 Yanıt
1401 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 07, 2015, 01:39:29 ös
Gönderen: ARARAT