Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Sanat, Sanat Icin midir? Sanat Halk Icin midir?  (Okunma sayısı 16912 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kasım 27, 2010, 10:04:23 ÖS
Yanıtla #10
  • Ziyaretçi

Onurcell, çok iyi ifade etmiş.Sanat halk içindir,ancak halkın biraz daha üstündedir,o üstünde olan kısmından da sanatın bir anlamda sanat için olduğu yorumu da çıkar.Sonuçta sanat,halkın beğenisine hitab etmek için değil,beğeni ve zevklerinin biraz üstünde durup,onu taleb eder hale getirmeye de yarar.Aslında bu açıdan her ikisini de birbirinden ayırmadan yapmak lazım.


Kasım 27, 2010, 11:59:25 ÖS
Yanıtla #11

sanat güzellik ve mükemmellik içindir.
Karanlıklar prensi bir beyefendidir. W.Shakespeare


Kasım 28, 2010, 12:19:49 ÖÖ
Yanıtla #12
  • Ziyaretçi

Bence sanat sanatçı içindir. Kendisini sanatıyla ifade eder, o an içinden ne gelirse onu işler sanatına ve ulaşır sanatını anlayan halka.Bir köprü olur sanatıyla halk arasında isteyen geçer isteyen geçmez ...


Kasım 28, 2010, 01:06:52 ÖÖ
Yanıtla #13
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 886
  • Cinsiyet: Bay

Karşılıklı mesaj yazacağımızı hiç tahmin etmeden yazmıştım bu konuya.
Ancak Sayın Serim yazdığımın doğruluğunu sorgulayınca ne demek istediğimi açma ihtiyacı hissettim. Yanlıyor da olabilirim elbete ama en azından ne demek istediğim netleşsin.

Yılmaz Erdoğan'ın söylediklerinden hareketle genel bir değerlendirme yapmak ne kadar doğru olabilir ?

Hayır, hiç doğru olmaz.
Zaten genelleme de yapmadım.

Konu başlığındaki 'Sanat, Sanat Icin midir? Sanat Halk Icin midir?' sorusunun Yılmaz Erdoğan'ın 'Ben intikam alıyorum, siz bilet alıyorsunuz' ifadesini açıklamak için yeterli seçenekleri sunmadığını işaret etmek istedim.
Ben sunmadığını düşünüyorum, hayır sunuyor diyen de olabilir, o zaman yanılıyorumdur.

Kısaca fikrim şudur; Sanat seçeneklere sıkıştırılamaz. Genellemeler ve bu gibi seçenekler özgün yaratımların sebeplerini 'her zaman' açıklayamaz. Birçok değişik düşünce, fikir veya amaç ile de yapılmış olabilirler.

Bu konudaki düşüncem bu tabi birde aklıma gelen sorular var.

Mozart'ın hiçkimsenin dinlemediği bir eseri sanat eseri midir yoksa değil midir?
Sanat sayılması için eserin üretim sonucunda artık sanatçıdan ayrılması mı gerekir?
Veya diğer türlü sorarsak, çalışma halk tarafından bilinip ayrıca beğenildiği sonucunda mı artık sanat eseridir?Beğenilmek çalışmanın sanat eseri sayılması için bir kriter midir?

Bu kuyudaki taş bu kadar seçenek ile çıkmaz, benden bu kadar.

Saygılar


Kasım 28, 2010, 12:37:26 ÖS
Yanıtla #14
  • Ziyaretçi

Karşılıklı mesaj anlamında düşünmedim ben. Yazdıklarım sadece konuya ilişkindir.
Konu benim nazarımda gayet sarihtir. Ne kuyu ne de taş söz konusudur bence.
Sanata herkesin ayrı tanım getirmesi bunu burda yazmasına kim ne diyebilir ki ?
Ancak söz konusu konu, sanatın gayesi üzerine açılmış bir bahis değil midir ?
Eger kimse bilmiyor ve o yüzden de dinlememişse yok hükmündedir diyalektiğe göre.  Sİzinle anlam bulan bir şey siz yokken yoktur.


Kasım 28, 2010, 12:39:58 ÖS
Yanıtla #15
  • Ziyaretçi

Sanat eseri sanatçının mıdır ?


Kasım 28, 2010, 01:10:48 ÖS
Yanıtla #16

Okuduğum bir kitaptan buraya Modern Sanat'ın yıkıcı rolüne yönelik bir yazıyı alıntılayacağım.

"Herhangi bir çetenin mensupları, -sloganları, motifleri veya amaçları ne olursa olsun- sokaklarda gezinip, insanların gözlerini oyacak olsalar; insanlar, isyan ederler; haklı protestolarını dile getirecek kelimeler bulurlardı. Fakat, böyle bir çetenin mensupları, kültür içinde gezinip, insanların zihinlerini yok etmeğe giriştiğinde, insanlar sessiz kalmaktadır. İhtiyaç duydukları kelimeleri, ancak felsefe onlara sağlayabilirdi; fakat, modern felsefe, o çetenin hamisi ve yaratıcısıdır.

        İnsan zihni, en iyi bilgisayardan daha komplekstir; ve, dış etkilerin olumsuz etkilerine karşı, ondan daha hassastır. İnsan zihninin en hassas olduğu yer, onun en önemli fonksiyonu olan bütünleştirme yeteneğidir; "modern sanat," bu yeteneğe karşı yöneltilmiştir.

        Dağılma (dekompozisyon), insan bedeninin ölümüne yazılmış bir sonsözdür; parçalanma, insan zihninin ölümüne yazılmış önsözdür. Parçalama -insanın kavramsal yeteneğinin parçalanması ve bir yetişkinin zihninin, bir bebeğin zihni durumuna ricat ettirilmesi,- "modern sanat"ın teması ve amacıdır.

        Lisanın homurtulara, edebiyatın "mood"lara, resmin lekelere, heykelin yontma-taş-devri türü bloklara, müziğin gürültüye indirgenmesinin arkasında gizli olan niyet; insan bilincinin, -bütünleştirici bir kapasiteden yoksun olarak- duyumlar düzeyine indirgenmesidir.

        Fakat, "modern sanat" denen sefaletin manzarasında, felsefi ve psikopatolojik açıdan öğretici bir öge vardır. Bu manzara, -yokluktan doğan bir negatif vasıtasıyla- sanat ile felsefe arasındaki ilişkiyi, akıl ile insanın varkalması arasındaki ilişkiyi, akıldan nefret ile mevcudiyetten nefret arasındaki ilişkiyi teşhir eder. İrrasyonel filozoflar, akla karşı yüzyıllardır  sürdürdükleri savaşın sonunda, -viviseksiyon, yani canlı hayvan üzerinde bilimsel amaçla cerrahi kesişler yapma yöntemiyle- rasyonel yeteneklerinden mahrum kılınmış bir insanın nasıl olacağının örneklerini yaratmayı başardılar; bu örnekler de, şimdi bize, boş bir kafatasını taşıyan bir insan açısından mevcudiyetin nasıl göründüğünün imajlarını vermektedirler.

        Bir yandan, aklın sözde savunucuları, "sistem-kurma" yaklaşımına karşı çıkıp, somutla sınırlı kelimeler veya mistikçe uçuşan soyutlamalar üzerinde tartışmalara, pazarlıklara dalarken; öyle anlaşılıyor ki; aklın düşmanları, bütünleştirmenin akli süreçlere giden psiko-epistemolojik anahtar olduğunu; sanatın insanın psiko-epistemolojik şartlayıcısı olduğunu; eğer aklın tahribi isteniyorsa, aklın bütünleştirme kapasitesinin tahribinin şart olduğunu bilmektedirler.

        "Modern sanat"ın tatbikatçılarının ve hayranlarının, onun felsefi anlamını anlayacak entellektüel kapasiteye sahip olduğu hayli şüphelidir; yapmaları gereken tek şey, kendilerini, sahip oldukları bilinçaltı öncüllerin en kötülerine teslim etmeleridir. Fakat, liderleri konuyu bilinçli olarak anlamaktadır: "modern sanat"ın babası, İmmanuel Kant'tır (tabiattaki güzellik ve "amaç" meselesine tahsis ettiği Critique of Judgement adlı eserine bakın.)

        "Modern sanat"ı büyük bir sahtekarlık olarak yapmak veya içtenlikle yapmak şıklarından hangisinin daha kötü olduğunu kestirmek zor.

        Bu tür sahtekarlıkların pasif ve sessiz kurbanları olmak istemeyenler, felsefenin pratik önemi ve felsefesizliğin sonuçları hakkında, "modern sanat" hastalığının incelenmesinden çok şey öğrenebilir. Spesifik olarak mantığın tahribi ve daha spesifik olarak tanımların tahribi, kurbanları silahsız bırakmıştır. Tanımlar, rasyonelliğin muhafızlarıdır; zihni parçalanmaya karşı yapılacak savunmanın, ileri karakollarıdır.

        Sanat eserleri -evrendeki başka herşey gibi- spesifik bir tabiata sahip varlıklardır; bu varlıklar, onları evrende mevcut diğer varlıklardan ayırt eden asli karakteristikler vasıtasıyla tanımlanmalıdır. Sanat eserlerinin cinsi: realitenin, sanatkarın metafizik değer-yargılarına göre seçici bir biçimde yeniden-yaratılmasını temsil etmek üzere ortaya konmuş insan-yapısı nesnelerdir; türü, sanatın çeşitli dallarında üretilmiş eserlerdir; sanat dallarının asli ayırt edici (tanımlayıcı) karakteristikleri, kullandıkları özel ortamla belirlenir; sanat dallarının özel ortamları, o sanat dalının insanın bilgilenme yeteneğinin çeşitli ögeleriyle olan ilişkisine işaret eder.

        İnsanın kesin tanımlara olan ihtiyacı, Kimlik Kanunu'ndan kaynaklanır: A, A'dır; bir şey, kendisinin aynısıdır. Bir sanat eseri, spesifik bir tabiata sahip, spesifik bir varlıktır. Böyle değilse, bir sanat eseri değildir. Eğer, bir şey, sadece maddi bir nesne olmaktan ibaret ise, maddi şeyleri içine alan herhangi bir kategoriye aittir; eğer hiçbir özel kategoriye ait değilse, böyle bir fenomen için ayrılmış bir kategoriye aittir: hurda.

        "Bir sanatkar tarafından yapılmış bir şey" sanatın bir tanımı değildir. Sakal, pipo ve boş bakışlar, bir sanatkarın tanımlayıcı karakteristikleri değildir.

        "Duvarda asılı çerçevelenmiş bir şey" resmin bir tanımı değildir.

        "Ciltlenerek bir araya konmuş yazılı kağıt sayfalarından oluşan bir şey" edebiyatın bir tanımı değildir.

        "Bir şeyin ürettiği seslerle oluşturulmuş bir şey" müziğin bir tanımı değildir.

        "Düz bir yüzeye zamklanmış bir şey" hiçbir sanatın bir tanımı değildir. Zamkı, bir ortam olarak kullanan hiçbir sanat yoktur. Çimeni temsil etmek üzere, bir kağıt sayfası üzerine ot yapraklarını zamklamak,

-belki- geri zekalı çocuklar için uygulanabilecek iyi bir uğraşsal tedavi olabilir; ama, bu, sanat değildir.

        "Çünkü ben böyle hissediyorum" hiçbir şeyin tanımı veya geçerli kılınması değildir.

        Hiçbir insani faaliyette -eğer insani olarak nitelenecekse- kaprise yer yoktur. Hiçbir insani üründe, bilinmeze, anlaşılmaza, tanımlanmaza, gayri-objektife yer yoktur. Akıl hastahanelerinin dışında olanlar açısından; bir insanın faaliyetleri, bilinçli bir amaç tarafından yönlendirilmelidir; böyle yönlendirilmeyen insanların faaliyetleri, psikiyatristlerden başka kimseyi ilgilendirmemelidir. "Modern sanat"ın uygulayıcıları, ne yaptıklarını veya neyin onlara bunları yaptırdığını bilmediklerini söylediklerinde; kendilerine inanılmalı ve onlar ve ürünleri hakkında daha fazla düşünülmemelidir. "

Rasyonel İnsanın Felsefesi - S. Sakman
Karanlıklar prensi bir beyefendidir. W.Shakespeare


Kasım 28, 2010, 02:46:19 ÖS
Yanıtla #17
  • Ziyaretçi

Sn. Popperist, ben de 10 yıldır sanatın kıyısında dolanırım da hâlâ modern sanatı anlayabilmiş değilim. Bunun tartışmasını yaptığım pekçok kişi de sanattan anlamadığım konusunda eleştrilerde bulunurlar. Oysa hocalarımdan pekçoğu da benimle aynı şeyi dile getirir. Modern sanat müzesi gezmek gibi bir gaflette bulundum ve hâlâ bir arabanın preslenip kutu haline getirilmesinin, bir hamsterım derisinin soyulmasını izletmenin, bir tablonun üzerine tek renk fırça darbesi atmanın neresinin sanat olduğunu anlayabilmiş değilim.. Sanat bazılarının kabul ettiği gibi tekillikten ibaret değildir! Sanat eseri, sanatçı sıfatını çevresinden kazanmış insanlarca yapıldı diye eser olmaz. Sanat için estetik kaygı, fikir, anlam ve emek gerekir. Modern sanat içinse, vitradan satın alıp kenarını kırdığınız bir hela taşını 5000 tl salon kirası ödeyip tek obje olarak sergilemenizi sanat olarak kabul eder! Dolayısı ile günümüz sanat dünyası koskoca bir hurda çöplüğüdür...

Saygılar


Kasım 28, 2010, 03:05:10 ÖS
Yanıtla #18
  • Seyirci
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 647
  • Cinsiyet: Bay

Sanat hiçbirşey için yapılmaz. karşılığı, beklentisi olmaz.
Sanat, sanatçı içindir. Ama bundan yan ürün elde edilmeyecek anlamı da çıkmaz.

Bu günkü nebulaların ilk doğru tahmini sanatçılar yapmıştır. Atomuda ilk konuşan sanatçılardır.

Bunlardan hareketle. Sanatın iç disiplini olmaz. Daha doğrusu disiplinsizdir sanat, hatta sınırlarıda yoktur.
Zaten o sınırsız olmak ister. Kendi başınadır.
Sanat bir yaratımdır.

Zamana göre filmlerin yorumları değişse de veya resimlerin veya şiirlerin. Sanat içten gelen bir fışkırmadır.
Sanat o anlıktır.

Sanat halk için olamaz, beğeni kaygısı taşıyan hiçbişey sanat değildir.
"Sanat sanat içindir" de olamaz.  O zaman yine bir kaygısı olacaktır. Yine bir sınıfa, bir sınıra sığmaya çalışacaktır.
Sanat ne halk için, nede sanat olsun diye yapılır.
O içinden geçeni, duygularını, korkularını, sevinçlerini bildiğin gibi dışa aktarmaktır. 

O yüzden birilerince çok sevilen bir resim, bir film, bir şiir başka birilerince sevlmeyebilir. Zamana görede anlamları, gücü değişebilir.

Bir yere ait olmayı hiç istemedim. Ya kendim olurum yada başkalarının arkamdan övgüleri ile ölmüş olurum.


Kasım 28, 2010, 07:48:06 ÖS
Yanıtla #19
  • Ziyaretçi

Sanat ın hiçbir kaygısı yoktur diyemezsiniz,derseniz modern sanatın bize sanat diye yutturduğu bazı saçmalıkları da sanat kabul etmiş oluruz ki öyle değil,sanat kesinlikle estetik kaygısı güderek yapılır ve sanat yapıldıktan sonra sunum aşaması vardır,yani halka taşınır,bunlar hep birlikte biraraya geldiğinde sanat kabul edilir.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
2 Yanıt
3750 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 29, 2015, 03:33:46 ÖÖ
Gönderen: GOASISG
19 Yanıt
12573 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 04, 2008, 08:27:25 ÖS
Gönderen: Prenses Isabella
2 Yanıt
5633 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 03, 2011, 11:37:13 ÖS
Gönderen: neumann
0 Yanıt
2641 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 26, 2006, 10:23:00 ÖÖ
Gönderen: MASON
0 Yanıt
2082 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 26, 2006, 10:26:45 ÖÖ
Gönderen: MASON
685 Yanıt
490141 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 02, 2019, 08:56:24 ÖÖ
Gönderen: PRİEST
0 Yanıt
1992 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 08, 2007, 08:52:03 ÖS
Gönderen: shemuel
48 Yanıt
24925 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 28, 2017, 01:35:49 ÖÖ
Gönderen: night manager
5 Yanıt
10215 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 13, 2011, 10:42:45 ÖS
Gönderen: popperist
0 Yanıt
1819 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 08, 2012, 03:16:19 ÖS
Gönderen: Tij