Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: TAPINAKLAR VE SÜTUNLAR - 9  (Okunma sayısı 5359 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Temmuz 13, 2010, 10:18:35 öö
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay



Bir de İbrani geleneklerindeki sütunlara göz gezdirmek istiyorum.

Sütunlardan Tevrat’ın değişik yerlerinde söz edilir. Örneğin;

-   Yakup’un Luz ya da Bethel adlı sütunu dikmesi. (Tekvin 28:18 )

-   Yakup’un Laban ile anlaşmasını onurlandırmak için bir sütun dikmesi. (Tekvin 31:45)

-   Yeşu’nun Gilgal’de Ürdün’den mucizevi geçişi anımsamak için bir sütun dikmesi. (Yeşu 4:20)

-   Samuel’in kutsal kurban tören ve yerini simgelemek için Mitspa ile Şen arasına bir sütun dikmesi (1. Samuel 7:12).

-   İbranilerin çölde dolaşmaları sırasında sürekli olarak, sabah akşam kendilerine eşlik eden, yol gösteren ve onları koruyan, bir çeşit sığınak görevi yapan bulut sütunu ile ateş sütunu. (Çıkış 13:21-22)

Sadece bu simgesel uygulamalar bile İbranilerin folklorik inançlarında günümüzde “Sukkot” şenliği ile kutlanmaktadır. Sütunlar onları Mısırlılardan, güneşten, sıcaktan korumuş, akşamları ışık vermiştir. Büyüsel güçleri giysilerinin yıpranmasını önlemiş hatta önlerine çıkan engelleri havaya kaldırıp indirerek yolculuğu kolaylaştırmıştır.

 
İbrani gelenekleri bağlamında en önemli sütunlar, belki de şu ünlü Süleyman Tapınağı’nın hemen girişine dikildiği anlatılan, aslında gene Tevrat kaynaklı olmakla birlikte daha başka yerlerde de öykülenen iki sütundur.

Tevrat’ta tunçtan dökme olduğu söylenen bu iki sütun, günümüze kadar gelmiş en önemli simgesel açılımlardan birini yansıtır. Bunlar tapınağın girişine, kapının her iki yanına yerleştirilmiş ve “Jachin” (birliktelik ve düzen ) ile “Boaz” (tam güçte) olarak adlandırılmıştı. Kısaca J ve B sütunu olarak da anılırlar. [Bu iki sütunun karşılıkları Masonlukta da görülür. Nitekim günümüzde bile her mason mabedinin giriş kapısının iki yanında böyle birer sütun vardır ve bunlar da J ve B sütunu olarak anılır.]

Süleyman Tapınağı’nın betimlemesinden yola çıkarak yapılmış birçok çizim ve maket var. Bunlarda elbette söz –konusu iki sütun da görülüyor. Görülmemesi olanaksız çünkü buna çok önem verilir. Hatta bazı çizim ya da resimler sırf bu iki sütunu ön plana çıkarıp göstermek için yapılmıştır. Bunların renklileri de var ama hepsinin içinde sanki şu siyah-beyaz çizim vurgulamayı çok daha iyi yapıyor.



Araştırmacılar, tapınağın girişine göre bu iki sütundan hangisinin sağda hangisinin solda olduğu konusunda hayli kafa patlatmış, ortak bir görüşe ulaşamamışlardır. Sanki çok önemliymiş gibi… Oysa asıl önemli olan, bu sütunlarla anlatılmak istenendir.

Bazı anlatımlarda, bu iki sözcüğün yan yana gelmesi, Tanrı’nın gücünün yerinde olduğu ve tapınağın kurulup en ortasında tapınmayı sağladığı anlamını içerdiği belirtilir. Bazı kaynaklarda ise, İsrailoğullarının tarihi göz önünde tutularak bu iki sütuna B ve J adları verilmiş olmasının aslında birbirleriyle bir türlü geçinememiş olan Benjamin ve Yahuda (Judah) kavimlerini Süleyman Tapınağı’nda bir araya getirmeyi amaçladığı ileri sürülür.

Kabalistik bilgilerde bu J ve B sütununa ilişkin değerlendirmeler öyle zengin bir boyuta varmıştır ki, belli bir kronolojik akış içinde sıralanması neredeyse olanaksızdır.

Kimi yerde bu sütunlar, Tevrat’ta tunçtan dökme oldukları belirtiliyorsa da, beyaz ve kırmızı renkli olarak tasarımlanır. Jachin’in güneş renginin kırmızılığı ile etkin ve erkeksel güçleri, buna karşılık Boaz’ın ise ay, beyaz rengi ile pasif, dişisel, düşünsel erdemleri simgelediği ileri sürülür.

Bu sütunların, bir başka görünüşe göre insanın egosu ile evrenin değişik katmanları arasındaki bağlantıyı simgelediği de düşünülmüştür. Enerjilerin onların bünyesinde birleştiği, kozmik ana ve ruhsal enerji ile bütünleştiği benimsenmiştir.

Kimi araştırmacılar bu sütunları, Tevrat’ın ekzoterik anlatımlarında olduğu üzere sadece tapınağın girişine görkem kazandıran birer süsleme öğesi olarak kabul eder. Ancak bu görüşte olanlar bile bu sütunların işlevleri üzerinde durmaktan kendini alamamıştır. Yine sözcüklere dönerek, Jachin’in “kurul, ortaya çık”, Boaz’ın da “güçlen” tarzında öneriler getirdiğini belirtmişlerdir.

Bir başka anlatımda ise Jachin “Tanrı Jehovah’ın kurduğu”, Boaz da “güç ve enerji” anlamına çekilip, ikisinin bir arada olmasının insandaki madde ve ruh evrenini ya da dünyada görülen ve görülmeyen evrenleri temsil ettiği ileri sürülmüştür. Bu ikilemin bir başka yorumu da, insanın bünyesindeki maddeye bağlı olan kısım ile manevi dünyasındaki değerlerin birbirleri arasındaki zıtlığa ve bunların diyalektik oluşumuna dikkat çekmektedir. Bu ikisi arasındaki çatışma, insanın ruhsal dünyasını oluşturan bir simgesel açılım olarak alınmaktadır.




Çift sütun ya da ikiz sütunlar… Tarih boyunca bu çok önemli bir ikili öğe olarak değerlendirilmiştir; hem inançlar hem ezoterik öğretiler açısından…. İzleyecek bölümde bunun üzerinde biraz daha durmak niyetindeyim.




ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
1992 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 24, 2010, 01:03:05 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2189 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 25, 2010, 01:21:13 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1931 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 27, 2010, 12:46:05 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1717 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 28, 2010, 12:30:20 ös
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2600 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 29, 2010, 04:48:43 ös
Gönderen: ADAM
1 Yanıt
4178 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 02, 2010, 10:04:57 öö
Gönderen: ceycet
0 Yanıt
1689 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 06, 2010, 11:41:15 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2071 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 09, 2010, 11:41:16 öö
Gönderen: ADAM
2 Yanıt
5205 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 15, 2010, 11:50:33 öö
Gönderen: ceycet
4 Yanıt
4563 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 17, 2010, 07:42:51 ös
Gönderen: martı