Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Ruhun Ölümsüzlüğü Konusu  (Okunma sayısı 12468 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kasım 08, 2014, 10:41:37 ÖS
Yanıtla #10
  • Mason
  • Aktif Uye
  • *
  • İleti: 518
  • Cinsiyet: Bay

Sayın mbulut da kendisine göre ruh sözcüğünü belirtiyor. bu konuda çok geniş bilgi birikimine sahipse bir diyeceğimiz olamaz. Ancak değilse, o zaman biraz felsefe kitabı, hiç olmazsa ansiklopedi karıştırmak gerekmez mi bu sözcüğün hangi anlama geldiğini belirlemek bakımından?

Hayır sadece kişisel yorumumu yapmıştım.Dediğiniz gibi yorumumu genişletmek,zenginleştirmek için bilgi edinmek şart.Yakın zamanda olmasa da bu konuda edinmek istediğim bilgiler olacaktır,belki o zaman tavsiyelerinize ihtiyaç duyarım.Tabi bu konunun devam etmesi halinde paylaşılacak bilgilerden istifade etmemde zenginliğimin artmasına katkı sağlayacaktır.
« Son Düzenleme: Kasım 09, 2014, 07:49:48 ÖÖ Gönderen: ADAM »
Görmek, varlığın yükselişidir.


Kasım 09, 2014, 12:29:24 ÖÖ
Yanıtla #11
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 232
  • Cinsiyet: Bay
    • Twitter

Ben Bir Deist'im ve Bütün Dinlerin;
Kültürlere ve O Anki Kavimlere Yönelik Toplum Kurallarını Düzenleyen Temel Öğretiler Üzerine Olduğunu Düşünüyorum.
Günümüz Şartların da Arayan ve Sorgulayan Herkesin, Işığa Ulaşabileceğine ve Dinlere İhtiyacı Olmadığına İnanıyorum.
Kapıyı Çalmayı Bilmek ve Kapıyı Çaldığın da O Kapının Açıldığını Görmek İnsanı Işığa Ulaştıracaktır.

Ben; Beni Bir Yaratıcının Yarattığına ve Yaradana İsim Takılmaması Gerektiğine İnanıyorum.
Çünkü İnancıma Göre; Her Şeyi Yaratan Odur ve Beni Yaratan Bir Varlığa İsim Takamam.

Ben Ruh'un Önceki Zamanlarda da Yaşadığına İnanıyorum ve Enerji ile Aktarıldığına.
Çünkü Dejavu Haline ve Flashback Kavramına Bizzat ve Sürekli Şahit Oluyorum.

Bilimsel Anlamda Açıklayacak Olursam;
("C, H, O, N") ("Hissedilebilir Denklemlerinden Oluşan İsimleri; Toprak, Su, Ateş ve Havadır.")
Vücut, Doğa ve Dünya; Karbon, Hidrojen, Oksijen ve Azot Denklemini Kuramazsa Yaşayamaz.
İnsan Higgs bozonu, Nötron, Proton, Atom ve Diğer Elementlerin Bileşiminden Oluşmuştur.
Bu 4 Temel Farklı Kombinler de Diğer Elementler ile Bize Hayat Verirler.

NOT: Kıyamet ile İlgili Kehanetler de Hep Bu Döngüde ki Elementlerin Oluşturduklarına Yöneliktir...
Döngüyü Bozacak, Harici veya Dahili Herhangi Bir Etken Yaşamın Sonu Olabilir.

Elementler Enerji Üzerine Bir Döngü Sağlar.
Bu Döngü İçerisinde Oluşan Enerji Doğada Bulunan Açıkta Olan Diğer Enerji Sarmalları ile İletişimdedir.
Vücut, Doğa ve Evren Büyük Bir Sarmalda Enerji Kümeleri Üzerine Kurulu Olarak Hareket Eden Bir Döngü dedir.

Yani Bu Durum da Bizler;
Yaşayan veya Yaşamayan, Havada Serbestçe Dolaşan Enerji Sarmalları Sayesinde,
İsteyerek Yada İstemeyerek de Olsa Sürekli Bir Veri Akışı İçerisinde Yaşıyoruz.
("İlham, Vahiy, Lamba, Fikir")

Muazzam Bir Düzen Üzerine Kurulmuş, Çok Sağlam Denklemler Üzerinde Yaşıyoruz.
Bu Durumda Biz de; Ruh Yani Enerji'ye Yönelik, İstem Dışı Bir Merak Uyandırıyor.

Bu Düzen Tasarlanarak;
Tanımlanamayacak Kadar Çok Zaman da Bir Varlık Tarafından AŞK İle Yaratılmamış ta Nedir ?

Saygılarımla...


Sayın ADAM'ın da Dediği Gibi;
Sizce Ben Burada Ne Demek İstemişim, Nelerden Bahsetmişim ?
Birileri Bunu Açabilir mi ?
Saygılarımla.
Benim Ülkem Dünyadır,
Tüm İnsanlar Benim Kardeşimdir,
İyiyi ve Doğruyu Yapmak Benim Dinimdir.

Kadim Her Daim Buradadır.!

www.Masonlar.org


Kasım 09, 2014, 04:58:54 ÖÖ
Yanıtla #12
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 415
  • Cinsiyet: Bay

Bir pozitif bilimci olarak birazdan söyleyeceklerimin Teologlar/İlahiyatçılar/Felsefeciler/Sosyologlar tarafından daha da güzelinin yapılabileceğini söylemeden geçemeyeceğim.

Kendimce benimsediğim yöntem gereği öncelikle tanımlarla başlamak isterim. Zaten başlık sahibi Sayın ADAM’da bunun böyle olması gerektiğinin altını çizmiş.

Burada tanımlanması gereken iki kavram var. Bunlar “ruh” ve “ölüm”.

http://masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=9796.0 adresinde verilen Mason sözlüğünün ilgili sayfasında; 

Ruh: Canlı varlıklarda, salt özdeksel (maddi) olan “beden”den ayrı olduğu ve asıl canlılığı sağladığı benimsenen öğe / Bir şeyin özü ya da en önemli noktası.

şeklinde tanımlanırken, TDK sözlüğünde ise aşağıdaki gibi tanımlanmaktadır.

Ruh: Dinlerin ve dinci felsefelerin insanda vücuttan ayrı bir varlık olarak kabul ettiği öz, tin, can kuşu / Bedeni etkin kılan canlılık ilkesi, bedenin hayat gücü

İki kaynaktan alınan tanımların aynı olmamakla beraber benzer oldukları görülmektedir. İkinci kavrama bakarsak yine forumumuzun http://masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=9777.0 adresinde verilen Mason Sözlüğünde

Ölüm: Doğumun karşıtı ve yaşamın sonu /   Bir masonun, üyesi olduğu Masonluk kuruluşundan çıkarılarak, masonik nitelik ve yetkilerinin kaldırılması.

biçiminde tanımlanırken, TDK sözlüğünde

Ölüm: Bir insan, bir hayvan veya bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi, ahiret yolculuğu, ebedî uyku, emrihak, irtihal, memat, mevt, vefat / Sona erme, yok olma, ortadan kalkma

şeklinde tanımlanmaktadır. Ölüm kavramı konusunda da TDK ve Mason Sözlüğünün yakın olduğu görülebilir (Mason sözlüğünde verilen Masonluk ile ilgili tanım hariç).

Ölümsüzlük ise ölmezlik, ölümsüz olma durumu, sona ermeme durumu olarak tanımlanabilir.

O halde ruhun ölümsüzlüğü deyince aklımıza “bedenin ölümünden sonra ayrıldığına ve asıl canlılığı sağladığına inanılan öğenin özün ölmezliği veya sona eremeyeceği” gelmelidir demek yanlış olmaz.

Şimdi gelelim ruhun ölümsüzlüğü ile ilgili değişik inanç yapıları için yaptığım irdelemelerime…

Felsefecilerin çoğu ruhun varlığına inanmakla beraber ölümsüzlük noktasında iki farklı zıt görüş vardır. Platona ruhun ölümsüzlüğünü savunurken Aristo ise bedeni olmayan ruhun yaşamayacağı yani ruhun yaşamak için bedene ihtiyaç duyduğudur.

İslami açıdan dual (ruh beden ikilisi) yapının varlığı kabul görmüş ve ruhun bedenden sonrada yaşayacağı kabul edilmiştir. Bunun nedeni insanoğlunun (hem bedeni hem de ruhu) Allah’ın bir prototipi olduğudur. Bu nedenle maddi olan beden ölse de ruh ölümsüzdür.

Tıpkı İslamiyet’te olduğu gibi Hıristiyanlıkta da etten kemikten yapılmış bedenler öldüğünde gerçek yaşam başka bir deyişle ruhsal yaşam son bulmaz yani ruhun ölümsüzlüğüne inanılır. Eğer kişi kurtulmuşsa ruhunun cennete gideceği ama eğer Tanrı’nın kurtuluş armağanını reddederse ruhunun sonsuza dek cehennemde ceza çekerek yaşayacağına inanılmaktadır.

Yahudilikte de ruhun saf yaratıldığına, maddesel bedenin ölümünden sonra bedeni terk ettiğine ve ölümsüzlüğüne inanılmaktadır.  Ayrıca ölümsüz ruha ve Tanrı’nın yeniden insanları hayata kavuşturacağına inanılmaktadır.

Bu irdelemeler diğer inanç yapıları için de yapılabilir ve genişletilebilir.

Sayın ADAM’ın bahsettiği, bazı mason kuruluşlarının Masonluğa kabul için ruhun ölümsüzlüğüne inanmayı önkoşulu için Masonluğa kabul edilecek kişinin beyanına/dürüstlüğüne inanılması konusuna gelmek gerekirse, bu tip kavramların bir ölçüsü/ölçü aleti olmamasından dolayı başka bir çözüm olmadığını düşünüyorum.

Bu  noktada bu görüşümün destekleyicisi olarak Sayın ADAM tarafından açılan http://masonlar.org/masonlar_forum/index.php?topic=10296.0 adresinde verilen “Masonluktaki "Kardeşlik" Anlayışı – 1” isimli başlıkta söylenenleri tekrarlamak ve ikinci cümlesine dikkat çekmek isterim.

“Mason kuruluşlarının kendi içlerindeki, sadece masonları kapsayan kardeşliğin temelinin bir “ülkü birliği” olduğu söylenebilir. Bu birlikten doğan karşılıklı sevgi, saygı, güven, anlayış ve dayanışma, masonlar arasındaki kardeşlik bağlarını pekiştirir.”

Ya peki kabul edildikten sonra fikrini değiştirirse ne yapılır? Bunu bir Haricinin değil de bir Masonun veya Masonluk konusunda daha bilgili üyelerin açıklaması daha uygun düşer sanırım.

Saygılar,

« Son Düzenleme: Kasım 09, 2014, 05:03:30 ÖÖ Gönderen: propulsion »
Nosce te Ipsum


Kasım 09, 2014, 08:39:11 ÖÖ
Yanıtla #13
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay

Sayın Kadim'in belirttikleri yitirilmesin; dursun... Onlara şimdi değil, biraz daha ileri bir aşamada girmek daha doğru olacak.

Bu arada Sayın Kadim'e anlatımını genişletmesi/olgunlaştırması bakımından bir küçük ipucu verelim: Şu dört öğe var ya hani... Antik Doğu kültürlerinde o "beş öğe" olarak değerlendirilir. O açıdan biraz araştırma yapmakta yarar olabilir. (Bu konuya belki bu Forumda bir ara değinmiş olabiliriz bile...) Ayrıca bir de Hilozoizm denilen konuya bir göz atsa...

Beri yanda sayın propulsion, bu başlık altında yazdıkları üzerinde belli ki hayli uğrnaşmış, sonra sabaha karşı Foruma yerleştirmiş.

Sayın propulsion, böyle bir konuyu tam ta masonların tarzında bilimsellikle ve akıl verilerini değerlendirerek irdeliyor. Ancak sözlük boyutunda kalmış olması yetersizliğe neden oluyor. Yanlış değil, yetersiz. Dahası gerekiyor.

Eminim ki Sayın propulsion bu yetersizliği daha aza indirgeyip konuyu kendi elinin altındaki daha geniş kaynaklardan yararlanarak geliştirebilir. bu bağlamda hiç koşkusuz yararlanabileceği bir Felsefe Sözlüğü gibi bir kaynak olsa gerektir. Belki bir de İnanç Sözlüğü varsa yararlı olur. Böylece TDK Sözlüğü'nün sınırları dışına çıkılır; çıkılması da gereklidir. Onu, Sayın propulsion için karşılaştırma bakımından Ansiklopedik Mason Sözlüğü ile destekleyebiliriz. Ancak sayın propulsion'ın Türkiye'nin hangi coğrafi bölgesinde yaşadığını göz önünde tutarak, bu dediğimiz kaynağa da ulaşmasın bekleyemeyiz. Kendisine yardımcı olmamız gerekebilecektir.

Bütün bunları burada böyle dedik demesine de, Sayın propulsion acaba böyle bir çalışmaya böyle ayrıntılı bir tarzda devam etmek ister mi, onu hiç sormadık.

Sormuş olalım. Belki gün içinde ya da yakında yanıtını alırız.   

 
   
« Son Düzenleme: Kasım 09, 2014, 08:46:20 ÖÖ Gönderen: ADAM »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Kasım 09, 2014, 08:55:29 ÖÖ
Yanıtla #14
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 232
  • Cinsiyet: Bay
    • Twitter

Xia ve Shang Dönemi, İlk Kaynak Olan Shang Shu Hong Fan Adlı Kitapta Geçiyor Konu. Kitapta Dünyayı; Su, Ateş, Tahta, Metal ve Toprak Olmak Üzere 5 Elementin Oluşturduğu Belirtiliyor. Çin Felsefi Kaynaklarında Geçen Bu Elementlere Havayı da Eklersek, Hepsi C.H.O.N.'un Türevlerindendir.
« Son Düzenleme: Kasım 09, 2014, 09:15:18 ÖÖ Gönderen: Kadim »
Benim Ülkem Dünyadır,
Tüm İnsanlar Benim Kardeşimdir,
İyiyi ve Doğruyu Yapmak Benim Dinimdir.

Kadim Her Daim Buradadır.!

www.Masonlar.org


Kasım 09, 2014, 09:07:21 ÖÖ
Yanıtla #15
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 232
  • Cinsiyet: Bay
    • Twitter

Bir de Hilozoizm'den Bahsetmişsiniz.
Bu Konu Benim Düşünce Yapıma Uyuyor Haklısınız.

Yunan Kaynakların da Geçen Bir Konuydu ve Günümüze En Yakın Kaynak İngiliz Bir Filozof Olan Ralph Cudworth Aittir.
« Son Düzenleme: Kasım 09, 2014, 09:22:54 ÖÖ Gönderen: Kadim »
Benim Ülkem Dünyadır,
Tüm İnsanlar Benim Kardeşimdir,
İyiyi ve Doğruyu Yapmak Benim Dinimdir.

Kadim Her Daim Buradadır.!

www.Masonlar.org


Kasım 09, 2014, 09:25:36 ÖÖ
Yanıtla #16
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 232
  • Cinsiyet: Bay
    • Twitter

Dilerseniz Kabala ve Hermetik Tradisyonu Üzerine, Hilozoizmi de Ekleyerek Bizi ve Eksik Bilgilerimizi Tamamlayabilmemiz Açısından Aydınlatabilirsiniz ?
Benim Ülkem Dünyadır,
Tüm İnsanlar Benim Kardeşimdir,
İyiyi ve Doğruyu Yapmak Benim Dinimdir.

Kadim Her Daim Buradadır.!

www.Masonlar.org


Kasım 09, 2014, 10:38:51 ÖÖ
Yanıtla #17
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 731
  • Cinsiyet: Bay

Hilozoizm (hylozoizm) : Hylo: madde, zoe: canlı  sözcüklerinin birleşimyle oluşmuştur. Canlı madde anlamına gelir.

Maddeyi canlı ve ruhlu kabul eden bir düşünce akımıdır.

Felsefe bakımından ele alınışı ilk olarak Milet Okulunda Thales'te görülür. Bu düşünce evrendeki değişim ve çeşitliliği ele alır. Temel madde (arche) nasıl olurda bileşik maddeye (suntheta)yani çokluğa dönüşmüştür. O zaman değişime verilecek yanıtlardan biri maddenin canlı(ruh)olduğu düşüncesidir.

Thales'e göre herşeyin temeli (arche) su olsada " her şey ruhlarla dolu ve canlıdır" Devindirici güç "Ruh" tur. Onu bu düşünceye sevkeden olayın mıknatısın çekim gücünü gözlemlemesi olduğu söylenir.
Özgürlük zeka demektir, sevgi demektir. Özgürlük sömürmeme, yetkeye boyun eğmeme demektir. Özgürlük olağanüstü erdem demektir.
Jiddu Krishnamurti


Kasım 09, 2014, 11:21:23 ÖÖ
Yanıtla #18
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Sayın propulsion, sayın Kadim ve sayın asimov'un katkılarıyla konunun çevresinde dönüp dolaşıyoruz. Onlara sayın MysticMind'da katılacaktı belki ama bir sözcüğü belirsiz bir anlamda kullanarak takılıp kaldı.

Bu konuyu iki ayrı açıdan ele alabiliz:

Bunlardan biri dinsel ya da dinsele benzer inançsal açıdır. Mistik bir açıyı da bu kapsama alabiliriz. Hepsi aynı değildir çünkü önceden belirlenmiş inancın dogmaları, düşünceyi dondurarak belli bir yöne sürükler. Teist, deist, panteist, düalist yaklaşımlar farklı yönlerden olacaktır.

Diğeri ise bilimsel ya da bilimsele yakın akılcı/gözlemsel açıdır. Parapsikolojik açıyı da bu kapsamda düşünebiliriz. bunların da hepsi aynı değildir çünkü temel olarak alınan bilgi birikimi farklıdır. Bu yaklaşım düşünceyi dondurmaz ama gerek veri gerek teori gerekse deney birikimi yeterli olmadığından sonuçsuz kalabilir.       

Çoğunluk dinsel ya da dinsele benzer inançsal yaklaşımı yeğlemektedir. Çünkü orada bir dogma, bir kesinlik, bir sonuç vardır. İnsana rahat ettirir. Oh!... Öyledir ama bunun doğru olup olmadığı tartışmalıdır çünkü kanıtı yoktur. Bu bağlamda gösterilen kanıtların hiçbirinin tutar yanı gösterilemez; ya inanırsınız, ya inanmazsınız. İnanırsanız konu biter: Oh! Böylece kendinizi tutsak edip etmediğinizi düşünmezsiniz bile...

Masonluğun bir kanadında ruhun ölümsüzlüğüne inanmak gerekli görülmektedir. Dikkat: Gerekli görülen, ruhun ölümsüzlüğü üzerine bir değerlendirmede bulunmak, bunu anlayarak içselleştirmek değildir;  sorgulamadan inanmaktır...

Oysa biz burada bu konuyu sorgulayalım diyoruz. Demek ki Masonluğun bir kanadındaki temel isteme karşıt bir tutumumuz var.

Olsun!... Masonlukta tolerans çok önemli bir ilkeyse, masonların bu tutuma toleransla bakması gerekir.

Üstelik Masonluk bilgisizliğe, dogmaların her türüne ve bağnazlığa karşı olduğuna göre, bilimselliği ve aklı rehber almayı önerdiğine göre, bizim burada yapmaya çalıştığımız işin Masonluk bakımından da bir sakıncası olmaması gerekir. Ha, bu işin sonunda Masonluktaki tutumu eleştirebiliriz; o ayrı!...

Bu irdeleme, sayın propulsion'ın belirtmiş olduğu üzere, önce iki kavramı tam olarak tanımlamayı, kavram üzerinde uyuşmayı gerektiriyor. Bunlardan biri "ruh" diğeri "ölümsüzlük". (Bu bağlamda MysticMind ruh=bilinç gibi bir şey demeye getirdi. Biz de bilinç kavramının bir tanımını ortaya koyduk. O da buna yarım burçak tamam dediyse de kendi yorumundaki bilgi yetersizliğinden kaynaklanan çelişkiyi gideremeden kaldı.)

Şu ana kadar yapılmış diğer açıklamaları bir yana bıraksak da şu ruh ve ölümsüzlük terimlerinin açılımları üzerinde dursak...


     
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Kasım 09, 2014, 02:13:17 ÖS
Yanıtla #19
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 254
  • Cinsiyet: Bay


Bilinçten kastım insanı diğer varlıklardan ayrı kılan düşünme,karar verme,irade,yargılama zekasıdır. Yani insanı insan yapan irade ve bilincine ruh dedim. Öte yandan insanı hayatta tutan enerjide diyebilirim. Örneğin bir kişi öldüğü zaman o kişinin organları başka bedenlerde faaliyetine devam edebilmekte. Fakat ölen kişiye yeni bir organ nakli yapılsa da hayata devam edememekte. Bu yüzden beden de bir enerjinin var olduğu,ruh olduğu ve öldükten sonra bedeni terk ettiği şeklinde de ekleme yapmak isterim.
« Son Düzenleme: Kasım 09, 2014, 03:20:59 ÖS Gönderen: ADAM »


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
2364 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 10, 2010, 12:33:05 ÖS
Gönderen: Halsond
2 Yanıt
2815 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 21, 2016, 10:30:11 ÖÖ
Gönderen: muratmazman
3 Yanıt
9630 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 29, 2010, 10:52:50 ÖÖ
Gönderen: oasis
1 Yanıt
3126 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 04, 2010, 03:25:52 ÖS
Gönderen: ceycet
2 Yanıt
5469 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 22, 2010, 10:00:05 ÖÖ
Gönderen: karahan
Ruhun eğitimi

Başlatan sidiyez Diger Inanclar

1 Yanıt
2952 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 20, 2011, 08:16:06 ÖÖ
Gönderen: Masor1976
1 Yanıt
2348 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 08, 2012, 07:29:00 ÖÖ
Gönderen: Element
0 Yanıt
1387 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 25, 2014, 08:45:05 ÖÖ
Gönderen: ADAM
21 Yanıt
6312 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 01, 2014, 06:15:12 ÖS
Gönderen: ADAM
19 Yanıt
5621 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 07, 2014, 10:50:09 ÖÖ
Gönderen: ADAM