Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Maji'nin Amacı Nedir?  (Okunma sayısı 14627 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kasım 20, 2009, 05:45:28 ÖÖ
  • Ziyaretçi

Maji’nin Amacı Nedir?

   "Maji irade doğrultusunda değişiklik yaratmanın Sanatı ve Bilimidir."  (A.Crowley)

   "Maji tek bir bilim altında felsefede en kesin ve dinde en mutlak ve yanılmaz şeyleri birleştirir. İlk bakışta birbirine tamamen zıt gözüken - inanç ve mantığı, bilim ve imanı, yetki ve özgürlüğü mükemmel bir uyum ve ahenkle bağdaştırır" (Eliphas Levi)

   "Doğaya ters düşen bilim şeklinde bir maji yoktur - o doğayı kontrol etmenin bilimidir." (Lord Bulwer-Lyton)


   Bu yazımda, uzun asırlar sonra yeniden dirilen ‘’maji’’ kavramını inceleyeceğim. Maji nedir? Yüzyıllar boyunca insanlar neden bu sanatın saklı bilgilerine ulaşmak için emek sarf ettiler? Maji insana neyi vad’eder?  Öyle ki yeri geldiğinde bu sanatla uğraşan insanlar bu uğraşlarının sonuçlarını hiç de hoş anımsamadığımız şekillerde almışlardır? Peki, bu gerçekten maji’nin tehlikeli olmasından mı kaynaklanmıştır yoksa insanların onu yanlış şekillerde kullanmalarından dolayı mı? İşte bu yazıda tüm bu soruların cevaplarını vermeye çalışacağım.

   Günümüzde majinin en yaygın ve kabul edilen tanımı İngiliz majisyen Aleister Crowley’in yazıma girmeden önce alıntıladığım tanımıdır. Kısaca tekrar hatırlatırsak eğer şöyle diyordu A.Crowley; ‘’ Maji irade doğrultusunda değişiklik yaratmanın Sanatı ve Bilimidir.’’ Gerçekten de majinin yapılabilecek en genel-geçer ve en kapsamlı tanımı bu olsa gerektir ki günümüzde bu tanımın popülaritesi de bizlere bunu ispatlıyor gibi. Peki, ne demek ‘’irade doğrultusunda değişiklikler yapmak’’ bunun biraz irdelenmesi gerekiyor. Benim şahsi kanaatim maji ile bir şekilde ilgilenen insanların pek çoğunun aslında onun özünü kavramakta hatalı olduğudur ve bu hatanın kökeni de Crowley’in verdiği bu genel kavramda aranabilir. ‘’İrade doğrultusunda değişiklikler yaratmak’’ son derece ucu açık bir kavramdır, bu kavrama dayanarak şunları iddia edebiliriz; kişi bir insanı yaralayabilir, bir insanın psikolojisine onulmaz hasarlar verebilir ve hatta bir kimsenin hayatına dahi son verebilir. Peki, gerçekten majinin gücünü kullanarak tüm bunların yapılabilmesi mümkün mü sorusu bu noktada akla gelebilecek ilk sorudur; yanıt ise basittir; ‘’Evet mümkün.’’ . Maji kişiye tüm bunları yapabilmenin sırlarını öğretebilme gücüne sahip bir sanattır fakat insanların anlamamakta ısrar ettikleri (veya bunu anlamak işlerine gelmiyor da olabilir) husus majinin esas amacının bu olmadığıdır. Bu noktada eldeki gücün kullanımı hakkında felsefi tartışmalar birbirini kovalamakta ki bunlara az sonra değineceğim fakat bunun öncesinde maji ve majinin türleri hakkında genel bilgileri vermeyi ve sonrasında majinin esas amacının ne olduğunu kişilere tekrar hatırlatmayı isterim.

   Maji, aslında kendi başlığının altında farklı sınıflandırmalara sahiptir. İnsanların en fazla aşina oldukları sınıflandırmalar ‘’Ak maji’’ ve ‘’Kara maji’’ sınıflandırmalarıdır ama bana kalırsa bu adlandırmalar tam karşılıklara delalet etmez. Maji, kişinin doğada hareket halindeki enerjinin farkında olup bunu iradesine göre kullanması olayıdır. Majisyen, doğanın ve hatta bütün Evren’in hareket halindeki enerjileri içerisinde barındırdığının farkında olup bunları iradesine göre kullanmanın sanatını bilen insandır. Bu kullanımın ‘’Ak’’ veya ‘’Kara’’ olarak nitelendirilmesi de bizzat kişinin/majisyenin bu enerjiyi yönlendirmekteki ‘’niyetine’’ göre belirlenir. Tahmin edileceği üzere; ‘’Ak Maji’’ her türlü şifacılık uygulamaları, ruhani gelişim sağlaması amacıyla bir takım varlıkların (melek olarak adlandırılan enerji varlıkları gibi misal) invoke edilmesi/çağırılması veya belirli yapılardaki enerji güçlerinin, spiritlerin (Mars gezegeninin savaşçı gücü de buna misal olarak verilebilir) davet edilmesi gibi uygulamalardır. Bunun yanında ‘’Kara maji’’ olarak tanımlanan uygulamalar ise kişinin diğer kişiler üzerinde sadece kendi öyle istediği için diğer insanın zararına olacak uygulamaların bütününe verilen addır. Daha açık konuşmak gerekirse; bir kişinin iş yerinde kendisine rakip olarak gördüğü başka bir kimseyi sırf kendisine rakip olduğu için ortadan kaldırması veya rakibine ‘’maji’’ yoluyla hasar verip (fiziksel veya psikolojik olabilir) onu saf dışı bırakması bir kara maji uygulamasıdır. Bunun sayısız değişik örnekleri verilebilir ama ben bir örnek daha verip bırakmak istiyorum; misal vermek gerekirse; bir kadının bir erkeği maji yoluyla kendisine aşık etmesi olasıdır fakat bu uygulama tamamen diğer kişinin iradesine doğrudan müdahale olduğundan ve dahası onun iradesinin belki de tam aksi yönünde sonuçlar vereceğinden ötürü bir kara maji örneğidir. Yani burada önemli olan enerjinin yönlendirildiği kişinin iradesidir. Eğer yaptığımız onun iradesine aykırı ise bu ‘’kara majidir’’.

   Burada ‘’Ak’’ ve ‘’Kara’’ kavramları elbette sembolizm içeriyorlar. ‘’Ak’’ kavramı iyiliği sembolize ederken ‘’Kara’’ ise kötülüğü sembolize ediyor. Fakat daha çok majiyi sadece ‘’büyü’’ olarak bilen sıradan halk kitlelerine hitap edecek bu tanım majinin ve okült bilginin temel kaidelerinden biriyle çelişmektedir. Okült sanatlarda ‘’mutlak’’ iyilik veya kötülük diye kavramlar yoktur.  Bunun en iyi açıklaması Dion Fortune’un ‘’Mistik Kabala’’ kitabında Otz Hayyim üzerinde gösterilebilir. Dion Fortune Geburah sefirasını açıklarken şöyle diyor: ‘’ İyinin yapan ve inşa eden olduğu, kötünün ise yıkan ve parçalara ayıran olduğu söylenir. Bu ilkeye göre kanseri ve örneğin bir mikrop öldürücü ilacı sınıflandırmaya kalktığımızda söz konusu felsefenin ne kadar yanlış olduğunu hemen görürüz. Oysa gizem okullarının daha derin ve felsefi öğretilerinde kendi başına iyi ve kötü diye bir şey olmadığını onların şartlara bağlı oldukları öğretilir. Yani Şer, yanlış zamanda yanlış yerdeki kuvvettir. Ya vakti geçmiş olan ya da zamanından önce gelen.’’ Sırf Mars gezegenine tekabül ettiği ve Sertlik Sütununda olduğundan dolayı şöyle bir ekleme de yapıyor D.Fortune: ‘’ Eğer Kabalist öğreti üzerine basa basa 10 Sefiranın 10’unun da kutsal olduğunu söylemese Hıristiyanlar arasında bilhassa bu sefirayı Hayat Ağacı’nın şer bir yanı olarak görecek çok kişi vardır.’’

   Okült’ün bu temel felsefesinden yola çıktığımızda yapılan majikal sınıflandırmaların ne kadar sığ ve yetersiz olduklarını görüyoruz. Yukarıda da değindiğim gibi majiyi sadece ‘’büyü’’ olarak bilen sıradan halk kitlelerinin ve Ortaçağ Avrupa’sının ‘’şeytani’’ büyü reçeteleri olan ‘’grimoire’’ kültürünün bu kanının yerleşmesi üzerinde son derece büyük tesirleri vardır. Elbette ki Katolik kilisesinin düalist dünya görüşünün şeyleri ‘’iyi’’ ve ‘’kötü’’ olarak sınıflandırması yüzyıllar boyunca Avrupa insanın bilinçaltlarına işlenmiştir ki bu da majikal sınıflandırmalarda etkili bir unsurdur.

   Aslında majinin temel amacına bakıldığında iyi/kötü sınıflandırmasından çok daha mantıklı sınıflandırmalar yapılabilir. Majinin temel amacı kişinin Evren’de hareket halinde olan güçleri/enerjileri kendi ruhani gelişimi için kullanmasından başka bir şey değildir. Şöyle de tanımlayabiliriz ki ‘’Daha iyi bir ben’’ olmak majisyenin temel hedefidir. Majisyen tekâmül seviyelerini bu şekilde atlayıp Rab’de yok olmak ve Rab ile var olmaktır.(Rab kelimesini burada Evren’deki enerjilerin bütünü anlamında alabilirsiniz) . Yani majisyen Evren’deki enerjisel döngü sisteminde (daha genel olarak döngüsel zaman sisteminde de diyebiliriz) kendi yerini almaya çalışan insandır ve bu yüzden hayatı boyunca Evren’in enerjileriyle pratikler yapar. Majisyen, kendi ihtiyaçlarının, tekâmül sürecinde ruhunun ihtiyaçlarının farkındadır ve bunları tamamlamaya yönelik pratikler yapar. Bu yüzden okült sanatlarla alakasız halk kitlesinin anladığı büyü, maji demek değildir.

   Bunun için ben majisyen Bülent Kısa’nın şu tanımlamasını daha kapsamlı ve açıklayıcı bulmuşumdur; ‘’Sıradan Büyü’’  ve ‘’Yüksek Maji’’ . Açıklamak gerekirse ‘’Sıradan Büyü’’ genel anlamda dünyevi işlere yapılan müdahalelerin tümüne verilen isimdir. Bu bağlamda karşınızdaki bir insana onun iradesi dışında yapacağınız (Batı’nın kara majisi) tüm eylemler ‘’sıradan büyü’’ içerisine girmektedir. Her kişi majikal olarak eşit seviyede doğar fakat bazıları Evren’in sırlarını diğerlerinden daha iyi çözümleyebildiklerinden dolayı ‘’diğer’’ insanlara oranla daha farklı güçlere sahip olabilirler. Kiminin parası, kiminin kas kuvveti, kiminin kadınlık cazibesi vardır ve yeri geldiğinde bunları kullanır. Majisyen de kullanmak ihtiyacı hissettiği zaman majikal güçlerini kullanır (daha doğrusu Evren’in enerjilerini harekete geçirir, yönlendirir). Bu ortada bir silah varken bunun farkında olmayıp da birbirlerini kas kuvvetiyle öldürmeye çalışan iki insanın durumu gibidir, insan doğası gereği silahı fark ettiği zaman böyle bir durumda kullanmaktan hiç ve hiç imtina etmeyecektir. Bunun yanında demek değildir ki tanıdık tanımadık herkese karşı sırf irade gücüyle sonuç almaya gidebiliriz. Sıradan büyü ismindeki ‘’sıradanlık’’ olayın zorluğundan değil amacın sıradanlığından kaynaklanmaktadır yoksa çoğu zaman hedefe ait belirli bir eşya olmadan bu gibi pratikleri yapmak imkânsız olduğu gibi, hedefe ait bir takım eşyalara sahip olsanız bile büyünün tutup tutmayacağı belli değildir. Bu sizin ve hedefinizin enerjisine göre değişen bir şeydir. Bunun yanı sıra ‘’gücü kullanma meselesini’’ sizlerin yorumlarınıza bırakıyorum.

   Yüksek maji kısmına gelince yukarıda da kısaca değindiğim gibi yüksek maji belirli bir dinin bakış açısından bakıldığı zaman meleklerin invoke edildiği, şifacılık uygulamaları yapılıp tekâmül seviyelerinin atlandığı bir şey olarak görülebilir fakat asla bu kadar basit değildir. Öncelikle şu bilinmelidir ki okült sanatlara belirli bir dinin bakış açısından bakılamaz. Nasıl Kabala Musevilere, Havass Müslümanlara ait bir majikal sistem değilse okült sanatlarda asla bir dinin, inanç sisteminin tekelinde değildir. Yüksek maji uygulaması kişinin tamamen ruhani olarak ilerlemesini hedef edinen uygulamaların bütünüdür. Bu uygulamalar esnasında kişi ilahi kuvvetleri davet edeceği gibi aynı zamanda şer kuvvetlerle de çalışmalıdır. Çünkü Makrokozmos’daki denge Mikrokozmos’un dengesidir. Majisyen de pratiklerini bunun bilincinde olarak yapar. İşte majisyenlerin bunun bilincinde olamadıkları zaman başlarına gelen hadiseler dengenin gerekliliğini bizlere tekrar tekrar göstermekte, hatırlatmaktadır. Çoğu zaman bu insanların sonu çağırdıkları enerji varlıkları tarafından obsese edilmeleriyle son bulmuş birçoğu delirmişlerdir fakat bu asla ve asla majinin tehlikesi değildir bilakis insanların vurdumduymazlığıdır. Majinin gücünün reddi kişiyi bilimsel yapmadığı gibi majinin kabulü de kişiyi yobaz veya hayalci yapmaz, aksine birçok faydalar sağlar. Maji son derece ciddi bir konudur ve etkili, dengeli kullanıldığı zaman madde bedeninde hapsolmuş biz insanların ruhani yeteneklerini ortaya çıkarmasında, farkında olmasında ve tekâmül seviyelerinde üst basamaklara ilerlemesinde en büyük yardımcı olmaktadır. Bu yüzdendir ki maji insanların düşünceleri baskı altına alınsa dahi hep bir yerlerde var olacaktır, var olmaya devam edecektir.


                                                                                                                                                                                                                          Luternæs




Kasım 20, 2009, 05:47:40 ÖÖ
Yanıtla #1
  • Ziyaretçi

Görüşlerinizi ve eleştirilerinizi bekleyen bir başka yazım.

Saygılar


Kasım 21, 2009, 01:41:12 ÖÖ
Yanıtla #2
  • Ziyaretçi

Sayın Ayn ,

Majisyenlerin toplumda farkedilebilir özellikleri var mıdır acaba ?
Var ise bunlar nelerdir ?

Saygılarımla


Kasım 21, 2009, 02:38:14 ÖÖ
Yanıtla #3
  • Ziyaretçi

Yine Dion Fortune'un söylediği gibi ''majisyenler, majinin fiziksel/dışsal görünümlerle alakası olmadığını bilen insanlardır'' gibi tam olarak kelimesi kelimesine hatırlayamıyorum şu anda fakat çıkartılacak ana düşünce budur. Fortune'un da söylediği gibi majisyenler toplum içerisinde kendilerini göstermek için farklı saç,sakal,giyim kuşam tarzlarına sahip insanlar değillerdir.Bunun içindir ki majisyen sokakta yanından geçip gittiğiniz insan da olabilir, markette yan yana alışveriş yaptığınız insan da olabilir.Eğer daha önce tanımıyorsanız, O'nu farketmeniz çok zordur fakat hisleriniz kuvvetliyse eğer bazı insanlarda göründüğünden, insanın topluma yansıttığından fazlası olduğunu hissedebilirsiniz eğer böyle bir durumla karşılaşırsanız büyük ihtimalle karşınızdaki insan majiyle ilgileniyor demektir.


Ocak 01, 2010, 10:06:25 ÖÖ
Yanıtla #4
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 300
  • Cinsiyet: Bay

Syn Ayn yazı için teşekkür ederim.

Majinin Karası ve ya Ak olanı yoktur. Çalışılan enerjiye ve enerjinin şekillendirilmesine göre oluşan sonuçların karası ve ya akı olanı vardır. Majisyen bu şekillendirmeni doğru yapmadığında ortaya değişik sonuçlar çıkar. Bazı Majisyenler iradesi dışında bilmeden yalnış sonuçlar içine girmiş de olabilir.


Ocak 01, 2010, 03:10:27 ÖS
Yanıtla #5
  • Ziyaretçi

Masonlukta majinin yeri nedir?


Ocak 01, 2010, 10:15:58 ÖS
Yanıtla #6
  • Seyirci
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 300
  • Cinsiyet: Bay

Masonlukta majinin yeri nedir?

Masonlukta birçok ilmler öğretilir ve öğrenilir. Maji de bir ilm olduğu için masonlukta öğrenilmesi gerekli bir ilmdir. Majinin öğrenilmesi insana birçok şeyi kazandırır.

Genel kültür, Evren anlayışı, Kişilik tanımlaması, İnsanlara bakış açısının derinleşmesi, bilgelik, v.b saymakla bitmicek özellikler


Ocak 01, 2010, 11:53:49 ÖS
Yanıtla #7
  • Ziyaretçi

Masonlukta majinin yeri nedir?

Bu soruyu forumdaki Masonların yanıtlaması daha yerinde olur diye düşünüyorum ki zaten sorunun muhattabı da onlardı herhalde.


Ocak 02, 2010, 10:58:56 ÖS
Yanıtla #8
  • Ziyaretçi

Evet sorunun muhattabı Masonlardı;ancak sayın neo,tahmin değil de bilgisiyle söylüyorsa o da kabulüm tabii ki;ama yine de Masonlardan tatmin edici bir açıklama beklerim...


Ocak 03, 2010, 12:42:40 ÖÖ
Yanıtla #9
  • Skoç Riti Masonu
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 3742
  • Cinsiyet: Bay

Sn. Marti,

Sn. Neo'nun başka bir başlıkta yazdığı su mesajı da dikkate almanızı öneririm. Kendisi bunu yazdigjna göre mutabik da olacaktır ki, bazı konularda bu denli kesin bir ifade kullanılmamalıdır. Harici alemdekilerin tahmin ve tahayyül edebilecekleri veya Masonluga  yakistiracaklari bazı seylerin Masonlukla uzak-yakın ilgisi olmayabilir.

Sunu da soylemeliyim; bence, Masonluğun ilgilendiği şey insandır ve insanı ilgilendiren hiç bir şey Masonluktan beri değildir.

Üye olmayanların(...)  bilgileri obsessiyondan başka birşey değildir.

bazen beklenen cevap gecikebilir veya hiç verilmeyebilir. Hatırlayalım 'susmak en büyük tenkittir.'

Sevgi ve Saygilarimla


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
146 Yanıt
196709 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 09, 2018, 04:26:13 ÖS
Gönderen: NOSAM33
33 Yanıt
16415 Gösterim
Son Gönderilen: Aralık 24, 2018, 09:39:17 ÖS
Gönderen: Tık-Tik-Tak
3 Yanıt
3453 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 08, 2013, 03:34:33 ÖÖ
Gönderen: GOASISG
6 Yanıt
5211 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 13, 2007, 02:15:17 ÖÖ
Gönderen: shemuel
Lsd nedir?

Başlatan Einsof Kimya

2 Yanıt
55230 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 01, 2007, 03:22:36 ÖS
Gönderen: Einsof
2 Yanıt
10298 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 31, 2008, 04:09:01 ÖS
Gönderen: semsin
13 Yanıt
11433 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 12, 2012, 02:16:09 ÖS
Gönderen: NOSAM33
5 Yanıt
8083 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 01, 2011, 10:34:16 ÖS
Gönderen: Escalation
4 Yanıt
8362 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 10, 2011, 04:17:35 ÖÖ
Gönderen: Masor1976
1 Yanıt
2342 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 18, 2015, 10:09:38 ÖS
Gönderen: ragnarr