Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: TAPINAKÇILAR VE ÖZELLİKLERİ - 7  (Okunma sayısı 2189 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kasım 23, 2009, 02:53:46 ÖS
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay



Tapınak Şövalyelerinin İnisyasyon Töreni

Bir önceki yazımı bitirirken bu ritüelik törenin nasıl yapıldığını anlatacağımı yazmıştım.

Ancak şu da bir gerçek ki, asıl inisyasyon törenine başlandığında ritüelik olarak neler yapıldığı bilinmiyor. Bunlar hiçbir yere yazılmamış, kesin bir ağız sıkılılığıyla saklanmış.

14. yüzyıl başlarında Tapınak Şövalyeleri Tarikatı’nın ortadan kaldırılmasına girişildiğinde, daha önce tarikattan herhangi bir nedenle kovulmuş olan kimi şövalyeler ile itirafçılardan bu konuda bilgiler elde edildiği ileri sürülmüştür. Bu bilgiler, daha yargılanmadan önce cezalandırılmalarına karar verilmiş olan şövalyelerin suçlu olduğunun kanıtı sayılmıştır. Fakat ne denli doğru oldukları kuşkuludur.

Bu nedenle inisyasyon ritüelinin ayrıntıları belki biraz daha iyi bilinen bölümü, son aşamasıdır. Nitekim bunun yazılı bir metni bile bulunmuştur. Bu da törenin tümü hakkında üstünkörü de olsa biraz bilgi sağlıyor.

Aday, ellerini bağlayarak üstadın önünde yere diz çöker, üstadın birbiri ardınca kendisine yönelttiği soruları yanıtlardı. Bunlar, tarikatın daha önce belirtilmiş kuralları uyarınca Tapınak Şövalyesi olduğu zaman takınacağı tutum, yapacağı işler ve üstleneceği görevler ile ilgiliydi. Bu bağlamda tarikatın üç ilkesi yani “yoksulluk”, bekaret” ve “bağlılık” üzerinde ayrı ayrı ve uzun uzun durulurdu.

Adayın, bu soruların hepsini «Tanrı’nın yardımıyla evet!» diyerek yanıtlaması gerekirdi.

Bu soru-yanıt biçimindeki ritüelik diyalog sona erdiğinde, sıra adayın ant içmesine gelirdi.

Kilisenin rahibi, İncil ile dua kitabının belli yerlerini açarak adayın önüne yerleştirir, bir elini İncil, diğerini dua kitabı üzerine koymasını sağlardı. Bu son aşamada adayın Tanrı’nın ve Meryem’in huzurunda olmak üzere sırasıyla şu konularda söz vermesi gerekirdi:

«Yaşamım boyunca tarikatın ilke ve kurallarına kesinlikle uyacağım.»

«Üstadıma ve tarikattaki üstlerime bağlı kalarak verecekleri buyruklara kesinlikle uyacağım.»

«Kudüs’ü ve Hıristiyanlığın sahip olduğu değerleri tüm gücüyle koruyup savunacağım.»

«Üstadımın onayı olmaksızın tarikatı terk etmeyeceğim.»

«Bir Hıristiyanın hakkı olan şeylerden yoksun edilmesine yol açabilecek hiçbir tasarım ya da eylemde bulunmayacağım.»

Ant içme sona erince, üstat ona şöyle derdi:

«Şu halde kardeşim, Tanrı’nın, sevgili Meryem’in, Romalı Aziz Petrus ile papa babamızın ve tüm Tapınak Şövalyesi kardeşlerimizin adına, seni ve bundan pay almalarını öngördüğün babanı, anneni ve tüm aileni, bu tarikatın başlangıcından beri yapılmış ve sonuna kadar yapılacak tüm iyi işlerine kabul ediyoruz. Aynı şekilde sen de hepimizi yapmış olduğun ve yapacağın tüm iyi işlere kabul edeceksin. Sana, ekmek ve su ile birlikte tarikatımızın giysisi, çalışma ve güçlüğün yeterliğini güvenceleriz.»

Aday böylece “Tapınak Şövalyesi” niteliğiyle tarikata alınmış olurdu.

Yeni şövalye ayağa kaldırılıp üzerine tarikata özgü beyaz tunik giydirilir, bir eline her iki yüzü keskin şövalye kılıcı, diğerine bir gürz verilir, bir omzuna kalkan asılır, beline de bir kemer bağlanıp hançer takılırdı. Sırtına mantosu da atıldıktan sonra, kilisenin rahibi Tevrat’ın “Mezmurlar” adlı kitabındaki 132. Mezmuru, onun ardından törene katılan tüm şövalyeler topluca bir ilâhî okurdu.

Son olarak üstat yeni şövalyenin yanına gelir, boynuna tarikatın kırmızı renkli haçından oluşan madalyonunu takıp onu dudaklarından öperdi.

Yeni şövalye üstadın yanı başına oturtulduktan sonra, kilisenin rahibi bir Tapınak Şövalyesinin görevleri hakkında vaaz verirdi.

Bu bölüm ile bağlantılı ve sınırlı olmak üzere kaynakça::

www.ordotempli.org/Translation of the Original Requirements and Investiture Ceremony of a Knight of the Temple by H.E. the Baron of Richecourt KGCTJ



ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Eylül 17, 2018, 01:22:22 ÖS
Yanıtla #1
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 233
  • Cinsiyet: Bay

Güzel ve bilgilendirici bir yazı dizisiydi.
“Tehlikeli bir dönemde yaşıyoruz, insan kendine hükmetmeyi öğrenmeden doğaya hükmetmeyi öğrendi.” Albert Schweitzer


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
1779 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 16, 2009, 08:09:04 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1436 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 17, 2009, 08:08:59 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1693 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 21, 2009, 12:57:20 ÖS
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1455 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 22, 2009, 08:15:49 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1585 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 26, 2009, 10:07:29 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
4042 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 30, 2009, 08:06:37 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
3847 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 03, 2010, 11:52:08 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2629 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 04, 2010, 02:00:32 ÖS
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1920 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 07, 2010, 08:36:53 ÖÖ
Gönderen: ADAM
2 Yanıt
2661 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 20, 2013, 08:15:17 ÖÖ
Gönderen: ADAM