Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Ahmet Altan:"Artık süngü değil, teknoloji kazanıyor"  (Okunma sayısı 4074 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Nisan 23, 2010, 12:02:28 ÖS
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 269
  • Cinsiyet: Bay

"Ben tam 18 ay askerlik yaptım.

Benim bir işime yaramadı, ordunun da bir işine yaramadı.

Bir dağın başında geceleri taş bir kulübede yatıp, gündüzleri yandaki taş bir kulübede oturarak hayatımın bir yılını anlamsız bir şekilde harcadım.

Gündüzleri, ayda bir çıktığım çarşı izinlerinden birinde aldığım bir deftere roman yazarak, geceleri siyah beyaz televizyondaki kumlu görüntüler arasında bir Arap istasyonunda oynayan dansöz görüntüsü arayıp, briç oynayarak geçti.

Çocuklarım, karım, bir işim vardı, hepsini geride bırakmak zorunda kaldım.

Epeyce parasızlık ve sıkıntı çektim.

Bunların “vatanıma” ne yararı oldu?

Hiç.

Benim orada yaptığımı biraz İngilizce bilen herhangi bir teğmen rahatlıkla yapardı.

Bana ihtiyaçları yoktu.

Peki, niye beni bir dağın başında aylarca boş boş oturttular, birçok insan gibi benim hayatımdan da çok önemli bir zaman parçasını alıp götürdüler?

Bundan otuz yıl önce bunun mantıklı bir açıklaması yoktu, bugün hiç yok.

Artık ordular “bilgisayarlarla” savaşıyorlar, teknolojik silahları “profesyonel” askerler kullanıyor.

Pilotsuz uçaklar uçuyor.

Yirmi beş yıl kadar önce gazetecilerin davetli olduğu bir NATO gezisinde bize “bilgisayarlı” Alman tanklarını göstermişlerdi, o bilgisayarları “hadi sen asker oldun” diye üstüne bir üniforma giydirdiğiniz bir köylü çocuğunun kullanma ihtimali bulunmuyor.

O silahları kullanabilmek için çok daha iyi bir eğitimden geçmek gerekiyor.

Öyle eski usul “süngü savaşları” yapılmıyor artık.

Savaşları kazanabilmek için “kalabalık” ordulara değil, yetenekli ve iyi eğitilmiş ordulara ihtiyaç var.

Saddam’ın ordusu kaç kişiydi, Amerikan ordusu kaç kişiydi Irak savaşında?

Ne oldu?

Sayısı az ama teknolojisi ve yeteneği fazla olan kazandı.

Bütün bunları benden çok daha iyi bilen Genelkurmay, bu gerçekler ortadayken, yüz binlerce genç insan “bizim hayatımızın en önemli kısmını bizden çalmayın, bütün kariyerimizi, işimizi gücümüzü mahvetmeyin, bedelli askerlik ilan edin” derken niye yüz binlerce kişilik bir ordu beslemek konusunda direniyor?

Devletin para kazanmasını engelleyip tam aksine devletin ve toplumun sırtına büyük bir yük yüklüyor?

Mesele “eşitlikse”, ordu “eşitliğe” çok önem veriyorsa, Sinan Çetin’in daha önce birkaç defa dile getirdiği gibi bunun da bir çaresi var.

Bedelli askerlik yapanlardan paraları toplar, o parayı ödeyemeyenleri “kısa bir süre” için askere alır ve o paranın bir kısmını “maaş” olarak o insanlara dağıtırsınız.

Bu kadar büyük bir kalabalığı, bu kadar uzun bir zaman neden askerde tutacaksınız?

Aslında bu çağda “zorunlu askerliğin” tümden kalkması gerekir.

Bunu hemen yapamıyorsak, o aşamaya “bedelli” döneminden geçerek varırız.

Genelkurmay, o çok sevdiği mazereti ileri sürerek “biz terörle savaşıyoruz” derse, bu eğitim düzeyindeki “geçici” askerlerle o tür bir savaşın kazanılması hiç mümkün değil, kazanılmıyor da zaten.

Bedelli tartışmasında da “zorunlu askerliğin kaldırılması” tartışmasında da Genelkurmay’ın mantıklı, inandırıcı bir nedeni yok, toplumu da ikna edemiyor.

Çünkü “kalabalık” ordu beslemenin “askerî” değil “ideolojik” bir nedeni bulunuyor, ordu geniş kalabalıkları kontrol etmek, onları kendi “beyin yıkama” safhasından geçirmek, “ordunun kutsallığını” toplumun zihnine kazımak ve “içerde” etkili bir güç olmak istiyor.

Ama bu dönem de bitti.

Yüz binlerce insan, bütün gazeteleri, yazarları, partileri “askere gitmemek” için mail bombardımanına tutuyor, bu kadar isteksiz insanlarla mı savaş kazanılacak, askere gitmemek için çabalayan bu insanlarla mı “ordunun kutsallığı” korunacak?

Bence ordu toplumla çatışmamalı.

Gençlerin hayatında anlamsız gedikler açmadan çağın şartlarına uygun bir profesyonel ordu kurmalıyız.

Ordu, generallerin malı değil, bu milletin malı.

Milletin ne dediğine hiç aldırmadan, çağın gerçeklerine boş vererek, hâlâ “süngü savaşı” anlayışı sürdürerek askerlik olmaz.

Süngü değil teknoloji kazanıyor.

Kalabalık olan değil akıllı olan kazanıyor.

Biz neden “akıllı” bir ordu kuramıyoruz peki?

Niye hâlâ “süngü çağında” kalmış kalabalık bir ordu beslemek zorundayız?

Var mı generallerin bu soruya mantıklı bir cevabı?"


http://www.taraf.com.tr/makale/10981.htm


Texan:

Son derece yerinde ve güzel bir yazı. Umarım gereken dersler çıkarılır ve "vatan evladımız" (gereksiz şekilde) ömründen bir yıl fazlasını kaybetmiş olmaz. Ülkenin çocuğuna, lüzumsuz yere enerji harcatanlara yazıklar olsun!
Çöl Bilgesi


Nisan 23, 2010, 11:36:36 ÖS
Yanıtla #1
  • Ziyaretçi

Sayın Texan ;

Çok haklısınız gerçekten çok anlamlı ve doğru bir yazı yazmış Sayın Altan.Artık ivedi bir şekilde profesyonel ordu sistemine geçilmeli bu sayede hem işssizlik konusunda bir çözüm alınmakla  beraber en verimli  çağında bu genç beyinlerin enerjilerinden başka şekilde bu güzel ülke faydalanmalı diye düşünüyorum


Nisan 25, 2010, 08:47:35 ÖS
Yanıtla #2
  • Aktif Uye
  • ***
  • İleti: 788
  • Cinsiyet: Bay

Vostede é vostede. . Nunca perder o caducidade. .


Kasım 28, 2010, 11:45:57 ÖS
Yanıtla #3
  • Orta Dereceli Uye
  • **
  • İleti: 117
  • Cinsiyet: Bay

Bende başarılı bir yazı olduğu kanaatindeyim, profesyonel ordu uygulanmalı böylece her anlamda gelişmelerin ardı arkası gelmeyeceği düşüncesindeyim...
להאיר את הפריבילגיה


Kasım 14, 2012, 08:44:07 ÖS
Yanıtla #4
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2869
  • Cinsiyet: Bay

Burdaki amaç ev ortamında uygulanamayan disiplin mantığını orada yerine getiriliyor.Sonuçta yazının tamamı mantıklı da nerde bizde o Para nerde o teknoloji, Nerede onu kullanacak beyin gücü.Arkdaşlar çocuk lisede okuyor ÇARPIM taplosunu tam bilmiyor ,boş ve eğitimsiz bir yığın MARABA (Amele) var.ALLAH aşkına gerçekçi olalım bu bizim halkımıza bilinçli bir şekilde önce geçim sıkıntısı  hissettirdiler sonrada aman 1 sene kaybı olmasın diyerek apuk sapuk sorularla sınıf geçirtildi bu durum hepimizin işine geldi Veli ve Öğretmenler içinde yük ortadan kalkmış oldu .Sonunda Sormayan ve sorgulamayan bir nesil yetişti .Utanmazsa İşveren kesimi Süpürge süpürme işine bile 2 yıllık yüksekokul mezunu şartını getirecekler.


Bugünlerde AĞAOĞLU inşaatın sahibinin reklamları Tv ekranlarında acaip olan  O Para babası şahıs çizilen Projeleri elinin tersiyle Masadan aşağıya itiyor . Ben Mimar değilim Teknik resimin ne olduğunu okulda gördüm ve zor olduğunuda bilirim. Bizim zamanımızda kurşun kalemle çizerdik ve Çizgi kalınlığına varana kadar dikkat etmemiz ŞARTTI.
Bu Arkadaş ise elinin tersiyle itiyor o farkında değil , o kağıtda Bilim var o Mimarı yetiştiren hocanın Alınteri var , Mimarın emeği var neymiş efendim olmamış denerek yapılan işin Önemini aklınca SIFIRA düşürüyor.Sorarım dostlar bu tip yaklaşımlar aklı başında hangi sağlıklı bir Ülkede cerayan eder , hemde bunu tüm ülkenin Tv kanallarında reklam filmi olarak gösterirler ...

Saygılar
« Son Düzenleme: Kasım 14, 2012, 08:49:25 ÖS Gönderen: NOSAM33 »
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


Kasım 14, 2012, 09:35:10 ÖS
Yanıtla #5

Mantıklı ve yerinde bir yazı. Ordunun geçiçi askerlere değil; konusunda uzmanlaşmış, sürekli bu meslekle ilgilenecek, iyi bir eğitim almış, teknolojiyle içli dışlı, öngörüsü ve tarih bilinci yüksek, ilerigörüşlü insanlara ihtiyacı var. Teknolojinin konuştuğu bir çağda, insanların en güzel çağlarının çalınması pek mantıklı değil. Yahut askerlik, askerlik görevinden ziyade bir bilgi kurumu olmayı ve bilinçlendirmeyi-aydınlatmayı ilke edinmeli.

Yazı için Sayın NOSAM33'e teşekkürler.

Saygılarımla.
• Laborare est Orare XXII.
• ... Bense daha önce duyulmamış, yeni şeyler söylediğim için onların ilenç ve lanetlemelerine maruz kalmaya devam edeceğim.... Simon Magus


Kasım 15, 2012, 08:49:50 ÖÖ
Yanıtla #6
  • Ziyaretçi

Ben ordu ve asker kavramının tamamen yok edilmesinin dünya huzuru ve ekonomik refah  için şart olduğuna inanıyorum. Fakat ordu, hırsız alarmı gibi bir masraftır insanların güvensizliğinin işaretidir. Nasıl ki hırsız alarmı yok edilemez ise, ordu da yok edilemez..

Bir de şu açıdan bakmakta fayda var. Bosna'da sırpların gerçekleştirdiği müslüman katliamı yapılmadan önce "insanlık, dostluk, barış" kavramları kullanılarak halk silahsızlandırılmıştır. Ordumuzun negatif yönleri ve gelişmesi gereken yöntleri var fakat ordu gereksiz değildir.  Teknolojik altyapı ne kadar gelişirse gelişsin sıcak çatışma ve kara harekatı da önemlidir. Örneğin Amerikada ülkeleri yok edebilecek teknolojik silahlar var iken istemese de kara harekatı düzenliyor. Her bireyin sadece silah kullanmayı öğretmekle  kalmayıp halkın silahlanmasından da yanayım. Bu şekilde mahallelerdeki güvenlik de üst sınıf olabilir örneğin bir hırsız cesaret edip hırsılık yapamaz. Kavga gürültü olmaz.

Yani Türkiye'de israil tarzı kadınların da silah egitimi aldığı ve evlerin her türlü silah ve mühimmat ile dolu olduğu bir yapıya geçmemizden yanayım.

Ordu sadece her vatandaşa silah ve çatışma eğitimi verebilir bunun için kısa bir süre yeterlidir ve sayın peacewings'in dediği gibi  hizmet olarak profesyonel askerliğe geçebilir.

Barış, kardeşlik, huzur, eşitlik vb. kavramlar edebi eserlerde hoş dursa da hayatın gerçekleriyle örtüşmüyor malesef. Greenpeace cilerin çevreyi kirleten teknoloji ve tekstil ürünlerini, ahşap mobilya ve kitap vb. ağaç katliamı ile olabilecek her şeyi kullanmaları gibi barış özgürlük gibi kavramları kullananlar da ellerine siyasi iktidar geçtiğinde daha kötü sıfatlara bürünüyorlar..

Bu arada Taraf gazetesinin köşe yazıları internetten sadece yarısı ücretsiz okunabiliyor. Bu da insanın siteyi takip etme arzusunu yok ediyor. 

Saygılarımla.
« Son Düzenleme: Kasım 15, 2012, 09:34:15 ÖÖ Gönderen: Masor1976 »


Kasım 15, 2012, 10:08:38 ÖÖ
Yanıtla #7
  • Uzman Uye
  • ****
  • İleti: 2869
  • Cinsiyet: Bay

Alıntı
Bu arada Taraf gazetesinin köşe yazıları internetten sadece yarısı ücretsiz okunabiliyor. Bu da insanın siteyi takip etme arzusunu yok ediyor. 



Akılları sıra Dünya stantardında yayın yaptığı izlenimini veriyor.Sonuçta arkasında Sn. Alaton vb. İşadamları var.Borsadada işlem görüyor ya vay be ; biz senin .25 krş. olduğun günlerde kimsenin elini sürmediği günlerde destekledik ya neyse ALLAH büyük...

Saygılar
audi-vide-tace
    dinle-gör
        sus


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
9 Yanıt
17346 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 16, 2011, 11:16:33 ÖS
Gönderen: AMON RA
49 Yanıt
20149 Gösterim
Son Gönderilen: Eylül 29, 2014, 11:29:47 ÖÖ
Gönderen: ABCDEF
15 Yanıt
9027 Gösterim
Son Gönderilen: Nisan 07, 2015, 01:28:57 ÖS
Gönderen: _SplendouR_
4 Yanıt
2839 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 26, 2015, 08:32:53 ÖS
Gönderen: MEDUSA
8 Yanıt
7145 Gösterim
Son Gönderilen: Haziran 09, 2018, 12:28:29 ÖÖ
Gönderen: Tık-Tik-Tak
0 Yanıt
3207 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 30, 2010, 02:58:20 ÖS
Gönderen: karahan
15 Yanıt
11648 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 08, 2011, 05:35:53 ÖS
Gönderen: alcyone
11 Yanıt
9259 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 12, 2014, 04:25:08 ÖÖ
Gönderen: resurrected
3 Yanıt
2731 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 25, 2015, 02:19:45 ÖÖ
Gönderen: ruzber
1 Yanıt
1431 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 30, 2014, 08:54:56 ÖS
Gönderen: ABCDEF