Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Kadın’ın Bitmeyen Çilesi - 9  (Okunma sayısı 1608 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ocak 06, 2012, 03:59:08 ÖS
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7278
  • Cinsiyet: Bay



Kitabın bu aşaması biraz ilginç… Forum üyelerinden bunları bilenler olabilir ama kuşkusuz bilmeyenler de vardır.



Yahudilik’te Kadının Durumu

-   Tek tanrılı dinler coğrafyasında olduğumuz ve kadına bakışı son derece tutucu olan ve kendinden sonra gelen dinleri de önemli ölçüde etkilediği için Yahudiliğe de bu bağlamda değinmemiz gerekiyor.
-   Yahudilik kadınlara ana olarak saygı gösterilmesini öngörür. Ancak bahis konusu devirde Yahudililerde babanın kızı, kocanın da karısı üzerinde olağanüstü yetkileri vardır.
-   Kız çocuğun babanın ayarladığı evliliğe karşı çıkma hakkı yoktur. Kadının lehine olan kurallar ise boşanma halinde verilen “boşanma parası” ve evlenmemiş genç kızın baba evinde bakılma hakkıdır. Ancak erkek önceden belirlenmiş bu parayı ödemek kaydıyla boşama hakkına sahip olabilir. Mezopotamya’da olduğu gibi tecavüze uğrayan kız çocuğu için babaya tazminat ödenir, yani kız çocuk ekonomik bir değer sayılır.
-   Tecavüze uğrayan evli kadın ise, tecavüz eden erkekle aynı derecede suçlu sayılır ve ikisi de taşlanarak öldürülür.
-   Görüldüğü gibi taşlayarak öldürme eş deyişle recm işlemi Araplar’a Yahudiler’den geçmedir. Ya da daha uygun bir söylem seçersek recm işlemi Ortadoğu toplumlarına has bir özelliktir. Tecavüze uğrayan bakireyse ve bu iş kent duvarları içinde gerçekleşmişse (yani bağırdığı takdirde duyulabilecek bir ortam olduğu için izin vermiş sayılıyor!), kız yine erkekle beraber taşlanarak öldürülür. Bu iş kent duvarları dışında gerçekleşmişse erkek belli bir tazminat ödemek ve kızla evlenmek zorundadır ama taşlanması söz konusu değildir.
-   Yahudi kadını tapınakta da günümüzde olduğu gibi erkeklerden ayrı oturur. Kadının etkin olduğu alan ev içi ve çocukların eğitimidir.
-   Her dindar Yahudi erkek sabah duasında “beni kadın olarak yaratmayan Kâinatın Yaratıcısı Efendimize hamd olsun.” şeklinde dua eder.
-   Âdem’i yasak meyveyi yemeğe ikna ederek, insanlığın cennetten kovul-masına neden olan Havva ile ilişkilendirilmiyor olmasına şükretmektedir.
-   Yahudilikte kadına dinsel açıdan ayrıcalık tanıyan tek uygulama çocuğun dininin saptanmasında ortaya çıkar. Yahudilerin dinsel yasalarına göre, ancak Yahudi bir annenin çocuğu Yahudi olarak tanımlanabilir.
-   Şayet anne Yahudi değil ama baba Yahudi ise, çocuk Yahudi değildir. Annesi Yahudi olmayan bir kişinin Yahudi olabilmesi için tek yol, birtakım dinsel işlemleri yerine getirmesidir. Bu kişi kadınsa “mikve” adı verilen arınma havuzuna girmeli, sünnetsiz bir erkekse ayrıca sünnet olmalıdır. Gerek doğumunda gerekse Yahudiliğe sonradan girerek Yahudi olan kişi, her zaman Yahudi olarak kalır; bunu yadsıyarak bu kimliğinden kurtulamaz. Talmud’a göre, günah işlemiş bir Yahudi bile Yahudi olarak kalır.
-   Annenin Yahudi olmasının ölçüt alınmasının nedenlerinden biri, Tevrat’ın “Tesniye” başlıklı bölümünde yer alan bir ayete dayandırılır. Diğer bir neden de, doğum sırasında çocuğun annesinin kim olduğunun kesinlikle bilinebil-mesidir.
-   Yalnızca babanın Yahudi olması durumunda, “yarı yarıya Yahudi” şeklinde bir tanımlama söz konusu olamaz. Başkalarınca -örneğin Nazi Almanyası yöneticilerinin yaptığı gibi- böyle bir tanımlama yapılsa bile bu, Yahudilerce geçerli kabul edilmez. Çünkü Tevrat’ın söylemine uygun değildir.
-   Evli bir kadın, çocuk doğurduğunda, Yahudi şeriatına göre o çocuğun babası kadının kocasıdır. Anne hakkında, kocasına ihanet ettiği konusunda dedikodular olsa, çocuğun asıl babasının başka biri olduğu ileri sürülse bile, şeriat geçerliliğini korur. Evli olmayan bir kadın, çocuğunun babası olarak belirli bir erkeği gösterse bile bu babalık statüsünü kanıtlamaz; çünkü şeriat, kadının başka erkeklerle de ilişki kurmuş olabileceğini varsayar.
-   Şayet bir erkek «Bu benim çocuğumdur.» derse, onun baba olduğu kabul edilir.
-   Yahudi inancında kadına tanınan en önemli ayrıcalık bu kadardır. Bunun dışında tıpkı Mezopotamya uygarlıklarında olduğu gibi ikinci sınıf insan statüsündedir.
-   İşin kötü yanı kadınların bu statüsü Yahudiliğin ardılı olan Hıristiyanlık ve Müslümanlık gibi tek tanrılı dinlere de aynen geçmiştir.
-   Bir sonraki bölümde, Ortadoğu’dan biraz uzaklaşıp, biraz daha doğuya Hindistan’a gidecek, Hint uygarlık tarihinin çeşitli dönemlerinde ve günümüzde Hint kadınların durumuna göz atacağız.


ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
0 Yanıt
1867 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 04, 2012, 04:37:42 ÖS
Gönderen: ADAM
3 Yanıt
3027 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 11, 2012, 03:37:23 ÖS
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
4248 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 12, 2012, 04:38:38 ÖS
Gönderen: ADAM
4 Yanıt
1930 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 26, 2012, 08:46:04 ÖÖ
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1918 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 15, 2012, 03:30:46 ÖS
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1472 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 17, 2012, 05:04:47 ÖS
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
2605 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 18, 2012, 01:29:42 ÖS
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1271 Gösterim
Son Gönderilen: Ocak 23, 2012, 05:43:19 ÖS
Gönderen: ADAM
2 Yanıt
1701 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 01, 2012, 10:44:09 ÖÖ
Gönderen: enelsır
0 Yanıt
1728 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 13, 2012, 05:23:35 ÖS
Gönderen: ADAM