Masonlar.org - Harici Forumu

 

Gönderen Konu: Kadınlar ve Masonlar  (Okunma sayısı 27675 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Kasım 26, 2012, 03:31:00 öö
Yanıtla #30
  • Skoç Riti Masonu
  • Uzman Uye
  • *
  • İleti: 3742
  • Cinsiyet: Bay

En Muhterem Büyük Üstadımızın ifadeleri açıktır. Üstüne de bir şey söylemeyi gereksiz görmekteyim. Sadece sayın enelsirra elindeki dergiden bir yazının tamamını aktarmak istediğini okuyunca yazasın geldi. O derginin bir yerlerinde üyelere mahsustur diye bir ibare olsa gerek.


Kasım 26, 2012, 09:35:23 öö
Yanıtla #31
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay



Bu başlık altında daha başka şeyler yazacaktım ama katılımcı üyelerimiz, hele Sayın enelsır konu kapsamını öyle bir boyuta getirdi ki, artık denecek bir şey pek kalmadı.

Bu arada Sayın SkullG, Sayın enelsır’a şakacıktan sitem ediyorsa da, o da bilmeli ki masonların dergilerinin üyelere özgü olduğu falan yok. Gerek Mimar Sinan, gerek Mason Dergisi gerekse KMBL Dergisi herkesin isterse ulaşabileceği yayınlar. Zaten öteki türlüsü sakıncalı olurdu masonlar açısından.

Bakın, dergi sözünü ederken bir de KMBL Dergisi’ne değinmek kaçınılmaz oldu. Türkiye’deki kadın masonların çıkarttığı dergi. Daha önce forumda geçmişti. Dergisi bile olan bir kuruluşun varlığı yadsınabilir mi? Bu kuruluşun bir mason kuruluşu olduğu, üyelerinin de mason olduğu nasıl yadsınır?

Yadsınamaz yadsınmasına da kabul edilmeyebilir; içselleştirilemeyebilir. Kendi örgütünü 18. yüzyılda kalmış, geleneklerin korunması adına yenilemeyen hatta bu urumu Operatif masonluk denilen Orta Çağ örgütünün devamı olduğu iddiasından (eski iddia) kendini kurtaramadığı için Orta Çağ geleneklerinin günümüzde de korunmasını sürdüren bir masonik tutumun, kadınların mason olamayacağını ileri sürüşü pek doğal karşılanabilir.

Ancak Masonlukta kimilerinin kafası öyle, kimilerinin öyle değil. Bunlardan hiçbiri de evrensel masonluğa kendi başına sahip çıkamaz yani “Benim Masonluğum masonluktur, benimkine uymayan masonluk değildir” diyemez; dememelidir çünkü bu resmen kendini beğenmişlik hatta bağnazlıktır.

Çağımızın masonluğunda kadınların da yer aldığı kaçınılamaz bir olgudur. Kadınların mason olamayacağını ileri sürenlere şöyle bir soru sormak yerinde olur:

Kadınlar, masondan başka ne olamaz?

Bu soruya “Baba olamaz” gibi bir demagojik yanıt elbette vermemek gerek. Erkekler de ana olamaz. Böyle yapılırsa iş mizaha dökülür.

Bu soruyu “erkek egemen” bir toplumda elbette yanıtlamak olanaklı. Çünkü o toplumların çoğunda zaten kadının adı yok. Bunun böyle oluşunun nedenini de sosyologlar bilimsel araştırmalarıyla kanıtladı. Özeti şöyle: “Erkek kadından çekiniyor hatta korkuyor. Korkusunu bastırabilmek için kaba güç kullanıyor.” Erkeğin kullandığı kaba güç ancak bilek gücü. Hani erkeği kolayca alt edebilecek kadınları bir yana bırakın, kadın insana özgü olan alet kullanma becerisini uygulamaya koyduğunda, bilek gücü de geçerliğini yitirir. Bu nedenle de o erkek, kız çocuğu daha doğuşundan o yeteneği kullanabilmek yoksun kılmak için elinden ne gelirse yapıyor.


İşte masonluk da böyle bir düşünsel miras devralmış 18. yüzyılda. Fakat o yüzyılın sonrası Aydınlanma Çağı. Çok şey değişime uğruyor o yüzyılda. Zaten günümüzdeki Masonluk, o yüzyılın bu niteliği nedeniyle o yüzyılda doğmuş, daha erken bir tarihte değil.

Ancak şunu da göz ardı etmemeli: Şayet günümüzdeki Masonluk, 18. yüzyılda değil de 19. Yüzyılda yani Aydınlanma Çağı ve Büyük Fransız Devrimi’nin ertesinde, dünya Sanayi Devrimi’ne doğru ilerlerken doğmuş olsaydı, düşünsel çatısının kapsamının yanı sıra üyelerinin nitelikleri bakımından da çok farklı olurdu.

Öylesine farklı olurdu ki, bugün ne sadece erkeklerin ne de sadece kadınların katıldığı localar ve mason örgütleri olurdu. Pardın, bu kadar iddialı olmayalım; belki hepsi birden olurdu ama bu iş 20. yüzyıl başlarına kalmazdı. (Karma localar ancak o tarihte kurulabilmiş, kadın mason locaları daha da sonra.)

Şu halde günümüzdeki olguya bakalım:

1– Kadınların mason olamayacağı görüşünde diretenler.

2- Böyle bir diretmede bulunmayan, kadınların da mason olabileceğini kabul eden ama onları kendi aralarına kabul etmeyen ve onlarla masonik bakımından iletişim kurmayanlar. (HKEMBL gibi)

3- Kadınların da mason olabileceğini kabul eden ama onları aralarına üye olarak almayan, fakat onlarla masonik bakımından iletişim kuran ve toplantılarına konuk olarak kabul edenler. (ÖMBL gibi)

4- Gerek üyeliğinde gerekse konuk etme bakımından kadın-erkek ayırımı gütmeyenler.

5- Üye olarak sadece kadınları alan, erkekleri ise toplantılarına konuk olarak kabul edenler. (KMBL gibi.

6- Üye olarak sadece kadınları almanın yanı sıra, toplantılarına erkekleri de konuk olarak bile kabul etmeyenler.

İyi ki bir de bunun ötesinde “7- Erkeklerin mason olamayacağında diretenler” yok … Ancak paramasonik örgütler arasında öyleleri de var.

Sanırım tüm toplumlarda ve toplumsal katmanlarda erkeklerin ve kadınların arasında cinsel farklılığın dışında hiçbir sosyal fark olmadığını, olmaması gerektiğini anlamaları için daha çok zaman geçmesi gerekecek. Bu bağlamda çaba gösteren mason kuruluşlarını da kutlamak ve onlara başarı dilemek gerek.



ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


Kasım 28, 2012, 11:38:01 öö
Yanıtla #32
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 269

Bu konu hakkında araştırmalarım nezdinde  yazma gereği hissettim...

Spekülatif masonluğun kurucu belgelerinden sayılan ve 14. asırda yazılmış olan Regius el yazmasında loca yönetimi bölümünde aynen şunlar yazılıdır:''Dokuzuncu madde localarımızı kimlerin yöneteceğine dair bilgiler içermektedir.Herkes sırasıyla yönetmen olmalı,sanki kız ve erkek kardeş olurcasına...''Yani 14. asırda kadınların operatif masonluktan dışlanmaları söz konusu değildir.Aynı dönemde kadınların kıta Avrupa'sında da bir çok faaliyetlerden dışlandıkları görülmektedir.Olay hukuk dalında uygulanmakta olan geleneklere dayalı hukuk sisteminden Roma hukukuna geçiş devriminden kaynaklanmaktadır.Aynı Regius el yazmasında karşımıza çıkan başka bir görüş ise şudur: ''bir(serfin) kölenin locaya çırak olarak alınmamasına ustalar dikkat etmelidir.Zira kölenin sahibi o çırağı gittiği her yerde arayıp bulur ve sizden alabilir...''18. Asırda yürürlükte olan Roma hukukunda kadının kocası ile olan ilişkisi Regius el yazmasında tarif edilen köle-sahip ilişkisi ile örtüştüğünden,yani 18. asırda kadınlar özgür olmadıklarından spekülatif masonluktan dışlanmışlardır.

Zira o yıllarda kadınların büyük bir çoğunluğu okuma yazma bilmedikleri gibi sosyal yaşamda payları da hayli kısıtlıydı.Dolayısıyla o dönemin masonik yaşantısında payları da hayli kısıtlıydı.Dolayısıyla o dönemin masonik yaşantısında kadınların yokluğuna dayalı sorunlar yoğun olarak hissedilmemiştir.

Kadınların inisiye edilmemeleri için belli nedenlere göz atalım;

Erkeklerle kadınlar arasında var olan fizyolojik farkların yarattığı psikolojik tepkilerin uyumsuz olduklarıdır.Erkekleri etkilemeye yönelik ritüellerin,kadınların duygularına hitap edemeyeceği,dolayısıyla da erkek ve kadının inisiyasyondan aynı mesajı alamayacağı gerçeği dile getirilmektedir.Erkeklerin,mantıklı,avcı,dövüşken,savaşçı ve iktidar arzusu gibi eğilimlerine karşılık kadınların duygusal,besleyen,toparlayan,doğuran ve hayat veren hasletleri arasındaki farklar,yukarıda sözü edilen uyumsuzluğu doğrular niteliktedir.

Az önce spekülatif masonluğun erkekler tarafından kullandıkları menkıbeler,semboller ve ritüellerin her yanı erkekliğin izlerini taşımaktadır.Böylesine ataerkil bir ortamda kadınlarımızın mutlu olmalarını beklemek gerçekçi bir yaklaşım olabilir mi?

Zira sembollerle ve semboller üzerinde yapılacak tartışmalarda psikolojik yapılarından dolyı erkeklerin yaklaşımı ''sorunun çözümü'',kadının ki ise ''duyguların ifadesi'' olacağından,kadınların kendi psikolojik tepkileri doğrultusunda,kadınca mesleklerden örneğin:dikiş,örgü,doğum gibi eylemlerle ilintili aletlerin sembol olarak kullanacağından dolayı uyumlu sonuçlara varılması olanaksızdır.

Yaşam,kadın ve erkeğin birlikteliğiyle devam ettiği gerçeği gün gibi ortadayken kadınlar mason olamaz demek,masonluğun temel değerleri olan evrenselliği,hümanizmi ve kardeşliği reddetmek anlamına gelmektedir.Kaldı ki sözü edilen masonlukta,çalışmalarımıza kadınları almamız söz konusu değildir.Makul olan yaklaşım kadınların kendi localarında,kendi ritüelleriyle spekülatif masonluğun amaçları doğrultusunda çalışmalarının sağlanmasıdır.

Saygılarımla...
Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir.
(Socrates)


Kasım 28, 2012, 07:24:05 ös
Yanıtla #33

Sayın Symbol, bazı fizyolojik sebeplerden ötürü kadınların masonluğuna kuşkuyla bakılması gerektiğini belirtiyor. Peki, kadın doğan ama fizyolojik/ruhen kendini erkek gibi hissedenler ne olacak? Yahut her erkeğin fizyolojik olarak savaşçı, iktidar hırsıyla bürünmüş, dövüşken ve mantıklı(?!) olduğunu söyleyebilir miyiz? Bu durumda Masonluğa adım atmak isteyen erkeklere ayrıca bir test yapmak gerek. Savaşçı mı? İktidar hırsı var mı? Dövüşken mi? Ve doğal olarak mantıklı mı? Acaba böyle bir testiniz var mı?

Masonik ritüellerde ne gibi bir savaşçıllık, iktidar hırscılığı vardır? Böylesi bir ritüelin, insanlığa, insanlık ülkünüze ne gibi bir katkısı vardır?

Sayın symbol'un belirttiği gibi, bugüne değin Masonluğun erkeklerin elinde şekillendiği ve ataerkil bir yapıya büründüğü bir gerçektir. Peki "böyle gelmiş böyle gider" mi demek gerekiyor? Kadın Masonların da sayısının ve etkisinin artması Masonluğun ataerkil yapıdan kurtulması mümkün değil mi?

Benim aklıma nedense şöyle bir örnek geldi... Genellikle mavi renk erkeklere, pembe renk bayanlara atfedilir. Şimdi bir grup tutturmuş, erkeğe ille de pembe olmaz diye. Sorarım, bu hangi çağın, hangi zihniyetin ürünüdür? Renklere cinsiyet atfetmekte nedir? Sizin iş, biraz da bu işe benzemiyor mu? Ne dersiniz Sayın symbol ve Sayın symboller?

Saygılarımla.
• Laborare est Orare XXII.
• ... Bense daha önce duyulmamış, yeni şeyler söylediğim için onların ilenç ve lanetlemelerine maruz kalmaya devam edeceğim.... Simon Magus


Kasım 28, 2012, 07:38:53 ös
Yanıtla #34
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 269

Sayın peacewings,

Yazımda kadınlardan mason olamaz demiyorum.Kendi localarında çalışmalarını yapmasının daha doğru olduğu kanatındayım.

Saygılarımla...
Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir.
(Socrates)


Kasım 28, 2012, 07:48:10 ös
Yanıtla #35

Elbette. Ben de aksini iddia etmedim ki.

Alıntı
Sayın Symbol, bazı fizyolojik sebeplerden ötürü kadınların masonluğuna kuşkuyla bakılması gerektiğini belirtiyor.

Zira yazınızda gerek kadınların fizyolojik sebeplerden ötürü gerekse de Masonluğun uzun yıllar boyunca ataerkil bir yapıyla şekillendiğini haliyle kadınların Masonluktaki mesajları algılamakta yetersiz kalacaklarını söylemiyor musunuz? Bu sebepten ötürü de gayr-i muntazam sayılmaları gerektiğini?

Yanlış anladıysam affınıza sığınır; göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür ederim.

Saygılarımla.
• Laborare est Orare XXII.
• ... Bense daha önce duyulmamış, yeni şeyler söylediğim için onların ilenç ve lanetlemelerine maruz kalmaya devam edeceğim.... Simon Magus


Kasım 28, 2012, 08:27:43 ös
Yanıtla #36
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 269

Sayın peacewings,

Anlatmak istediğim kadınlarla erkeklerin aynı loca içersinde ritüelik bir çalışma yapmasının zor olduğudur.Eğer yazımda anlatım bozukluğu olmuş ise kusuruma bakmayın çok iyi yazı yazamadığımdan olabilir...

Saygılarımla...
« Son Düzenleme: Kasım 28, 2012, 08:38:27 ös Gönderen: symbol »
Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir.
(Socrates)


Kasım 28, 2012, 08:34:19 ös
Yanıtla #37
  • Mason
  • Orta Dereceli Uye
  • *
  • İleti: 269

Büyük Üstat Remzi Sanver in yazısınında da bu konu çok güzel bir şekilde açıklanmış;

Kadınların tekris edilmeleri temel ilkelerimiz dışındadır.Dolayısıyla,Kadın Masonluğu' nu temsil eden Mason örgütleriyle ilişkilerimiz,Loca çalışmalarımızda bir araya gelmeme kuralımıza uygun olmak zorundadır.Ancak bu durum,Cumhuriyet Türkiyesi'nde Masonluk yolunda yürümek isteyen kadınları yok saydığımız anlamına gelmez elbette.Aksine,bize yakışan,bu varlıktan mutluluk duymak ve kadınlarımıza bu imkanı sağlayan Mason örgütlerine saygıyla bakmaktır.

Saygılarımla...
Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir.
(Socrates)


Kasım 28, 2012, 09:11:15 ös
Yanıtla #38
  • Ziyaretçi

Sayın Symbol'ün
Alıntı
Aynı Regius el yazmasında karşımıza çıkan başka bir görüş ise şudur: ''bir(serfin) kölenin locaya çırak olarak alınmamasına ustalar dikkat etmelidir.Zira kölenin sahibi o çırağı gittiği her yerde arayıp bulur ve sizden alabilir...''18. Asırda yürürlükte olan Roma hukukunda kadının kocası ile olan ilişkisi Regius el yazmasında tarif edilen köle-sahip ilişkisi ile örtüştüğünden,yani 18. asırda kadınlar özgür olmadıklarından spekülatif masonluktan dışlanmışlardır.
sözleri mantıklı duruyor. Masonluğun Free sıfatı aklıma geldi.

Fakat günümüzde kadınlarla erkekler arasında pek fark yok. Hatta kadınlar erkeklerden daha güçlü olabiliyorlar. Eğer bu kırmızı çizginin masonların açmak istemedikleri  başka bir sebebi var ise de saygı duymak gerekiyor. Benzer kırmızı çizgi olan gayler konusunda da yapılan tartışmalarda gaylerin toplumca dışlanmaları sebebiyle özgür olamadıkları gibi benzer açıklamalar hatırlıyorum. Fakat bu çağda gayler de özgürler hatta evleniyorlar.

Yanlış anlaşılmasın benimkisi sadece merak yoksa masonların sadece erkeklerden oluşması ve bu tarz kırmızı çizgileri nedeniyle gayleri, kadınları içlerine almamaları nedeniyle kadınlar ve gayler bir şey mi kaybediyorlar. Bir de şu açıdan bakmak lazım. Masonlar ve ritüelleri hakkında bilgimiz yok; sadece erkeklere yönelik ritüelleri ve uygulamaları da olabilir. Bu noktada sayın Symbol'e bunu sormak isterim. Bir Mason olarak yaptığınız ritüellerin vb. uygulamaların kadınların ve gaylerin yapamayacağını mı hissediyorsunuz.

Saygılarımla.


Kasım 29, 2012, 08:00:56 öö
Yanıtla #39
  • Seçkin Üye
  • Uzman Uye
  • *****
  • İleti: 7281
  • Cinsiyet: Bay


Sayın Symbol bu konu üzerinde katı tutumu olan erkek masonların bir temsilcisi sayılabilirse eğer, sayılmayabilir de,  gerçekleri gördü, daha önce yazdıklarından döndü, ılımlı bir tavır takındı, bu Forum için de Masonluk için de bir kazançtır.

Kimi erkek masonlar loca çalışmalarına kadın masonları da konu olarak alırken, kimileri almıyor, kimileri buna şiddetle karşı. Bundan daha önce de bir kategori listelemesi yaparken söz etmiştim. Bir zamanlar bir yerde erkek masonların kadın masonları localarında niçin görmek istemediklerine ilişkin bir yazı okumuştum. Gerekçeler arasında komik olanları vardı (parfüm kokusu gibi). Öyle ki, konu mason olan kadınlar değil, doğrudan kadınların kendisi oluyordu. Öyle ki, o durumda erkeklerin kadınlardan ayrı evde oturmaları bile gerekebilir.

Burada varmış olduğumuz nokta, kadınların da mason olabildiğinin, olduğunun teyit edilmiş oluşu. Artık bunun tartışması gerekmiyor.

Fakat bunun ötesinde bilinmesi gereken bir nokta daha var. Erkek masonlar, kadınların localarına canları istediğince gidebileceklerini sanmamalı. Böyle bir istemi hiç olmayanlar ayrı; ben, en azından merak ederek gitmek isteyebilecek olanlardan söz ediyorum. Her kadın mason locasının kapısı erkek masonlara açık değil. Onların arasında da erkekleri localarında görmek istemeyenler var.

Başlığın gereklerinden ayrılmadan konuya devam edilebilir.
 


 




   
« Son Düzenleme: Kasım 29, 2012, 08:04:36 öö Gönderen: ADAM »
ADAM OLMAK ZOR İŞ AMA BUNUN İÇİN ÇALIŞMAYA DEĞER.


 

Benzer Konular

  Konu / Başlatan Yanıt Son Gönderilen:
4 Yanıt
3264 Gösterim
Son Gönderilen: Ağustos 06, 2013, 03:25:50 öö
Gönderen: Melina
13 Yanıt
9262 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 01, 2008, 08:58:39 ös
Gönderen: blossom
Kadınlar ne ister?

Başlatan blossom « 1 2 » Diger Konular

19 Yanıt
6346 Gösterim
Son Gönderilen: Mart 14, 2016, 02:48:21 öö
Gönderen: night manager
2 Yanıt
2226 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 27, 2008, 07:49:27 ös
Gönderen: Supeluta
34 Yanıt
19634 Gösterim
Son Gönderilen: Şubat 28, 2009, 12:26:10 öö
Gönderen: Mozart
0 Yanıt
1946 Gösterim
Son Gönderilen: Mayıs 21, 2011, 10:48:54 öö
Gönderen: oasis
36 Yanıt
15921 Gösterim
Son Gönderilen: Temmuz 14, 2011, 02:16:57 ös
Gönderen: ceycet
25 Yanıt
8130 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 06, 2014, 08:12:45 öö
Gönderen: ADAM
0 Yanıt
1634 Gösterim
Son Gönderilen: Ekim 25, 2014, 08:45:05 öö
Gönderen: ADAM
21 Yanıt
7248 Gösterim
Son Gönderilen: Kasım 01, 2014, 06:15:12 ös
Gönderen: ADAM